Yangının ardından yıllardır restorasyon altında olan Haydarpaşa Garı’nda dış cephe çalışmaları büyük ölçüde tamamlandı. Tarihi yapı, kültür ve sanat odaklı yeni işlevleriyle yeniden İstanbullularla buluşmaya hazırlanıyor.

İstanbul’un simge yapılarından olan ve 2010 yılında çıkan yangının ardından kapsamlı bir restorasyon sürecine giren Haydarpaşa Garı’nda çalışmalar önemli ölçüde tamamlandı. Son görüntüler, tarihi yapının dış cephe restorasyonunun büyük ölçüde sona erdiğini, çevre düzenleme ve altyapı çalışmalarının ise sürdüğünü gösteriyor.

1908 yılında hizmete açılan Haydarpaşa Garı, Anadolu ile İstanbul arasındaki en önemli ulaşım kapılarından biri olarak uzun yıllar görev yaptı. Restorasyon kapsamında yapının denize bakan üç cephesinde yürütülen konservasyon ve yenileme çalışmaları tamamlanırken, yıllardır yapıyı örten iskeleler de kaldırıldı. Böylece garın özgün mimari detayları yeniden görünür hale geldi.

Çalışmalar sırasında deniz, nem ve zamanın etkisiyle zarar gören taşlar özgün malzemeler kullanılarak yenilenirken; kuleler, çatı kaplamaları ve cephe süslemeleri de aslına uygun biçimde restore edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bazı özgün taşların temini için geçmişte kapatılan taş ocaklarının yeniden kullanıma açıldığını açıklamıştı.

Restorasyonun tamamlanmasının ardından Haydarpaşa Garı yalnızca bir ulaşım noktası olarak değil, aynı zamanda kültür ve sanat odaklı yeni bir yaşam alanı olarak hizmet verecek. Gar sahasında arkeoloji müzesi, sergi alanları, etkinlik mekânları ve kamusal kullanım alanları planlanıyor. Devam eden arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan Bizans dönemine ait kalıntılar da bu dönüşümün önemli parçalarından biri olacak.

Yaklaşık on beş yıldır süren restorasyonun ardından Haydarpaşa Garı, tarihi kimliğini koruyarak İstanbul’un kültür ve sanat hayatına yeniden katılmaya hazırlanıyor.