Marc Chagall (7 Temmuz 1887, Vitebsk – 28 Mart 1985, Saint-Paul, Fransa), resimlerinde geleneksel mantıksal yapı yerine duygusal ve şiirsel çağrışımlara öncelik veren, Beyaz Rusya doğumlu Fransız ressam, gravür sanatçısı ve tasarımcıdır. Sürrealizm akımından önce ürettiği eserler, özellikle  I and the Village (1911), modern sanatta psişik gerçekliğin öncü temsilleri arasında yer alır. Çalışmaları tiyatro ve bale dekorlarından vitray pencerelere, İncil gravürlerinden litografiye kadar farklı disiplinlere yayılır.

Self-Portrait with Seven Fingers, 1913

I and the Village, 1911

Chagall, Polonya sınırına yakın, küçük ve Yahudi nüfusun yoğun olduğu Vitebsk kentinde, dokuz çocuklu dindar bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası ringa balığı deposunda çalışıyor, annesi ise temel gıda ürünleri sattığı bir dükkân işletiyordu. İlkokulu Yahudi heder okulunda okuduktan sonra Rusça eğitim veren bir devlet okuluna devam etti. Çizime olan ilgisi, yerel realist sanatçı Jehuda Pen’in atölyesinde gelişti. 1907’de St. Petersburg’a giderek üç yıl boyunca çeşitli sanat okullarında eğitim aldı ve sahne tasarımcısı Léon Bakst’ın yanında çalıştı.

1908 tarihli The Dead Man ve 1909 tarihli My Fiancée with Black Gloves, bu dönemin öne çıkan işlerindendir. 1910’da bir sanat patronunun desteğiyle Paris’e taşınan Chagall, Montparnasse’daki La Ruche adlı sanatçı topluluğunun yanına yerleşti. Burada Blaise Cendrars, Guillaume Apollinaire, Chaim Soutine, Robert Delaunay, Fernand Léger gibi sanatçılarla tanıştı. Paris’te gördüğü empresyonist ve fovist resimler sayesinde paletindeki karanlık tonları terk ederek canlı renklere yöneldi.

My Fiancée with Black Gloves, 1909

1910–1914 arası Paris’teki bu ilk dönem, Chagall’ın sanatsal açıdan en parlak yılları olarak kabul edilir. Bu dönemde yaptığı eserler arasında I and the Village (1911),  Self-Portrait with Seven Fingers (1912), Hommage à Apollinaire (1912), Calvary (1912), The Fiddler (1912) ve Paris Through the Window (1913) bulunur. Kompozisyonlarında perspektif kurallarına bağlı kalmadan, baş aşağı figürlere, çarpıcı renklere ve montaj estetiğine yer vererek düşsel bir atmosfer kurdu. Çocukluk anıları, Yahudi kültürü ve memleketi Vitebsk, bu eserlerde başlıca esin kaynaklarıydı.

Paris Through the Window, 1913

1914’te Berlin’de Der Sturm galerisi’nde açtığı ilk kişisel sergi, Almanya’da büyük ilgi gördü. Ancak I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle Vitebsk’e döndü ve burada mahsur kaldı. 1915’te Bella Rosenfeld ile evlendi. Birthday (1915–23) ve Double Portrait with a Glass of Wine (1917), Bella ile ilişkisini anlatan önemli eserler arasındadır.

The Birthday, 1915

Chagall, 1917 Ekim Devrimi’ni başlangıçta coşkuyla karşıladı. Vitebsk bölgesine sanat komiseri olarak atandı ve burada bir sanat akademisi kurdu. Ancak sanat çevresindeki ideolojik çatışmalar nedeniyle görevinden ayrıldı ve Moskova’ya taşındı. Kamerny Tiyatrosu için yaptığı dekorlar ve Yahudi tiyatrosuna yaptığı katkılar bu dönemin ürünüdür. 1922’de Rusya’dan ayrılarak Berlin’e, 1923’te ise Paris’e döndü.

Berlin’de baskı tekniklerini öğrenen Chagall, Ambroise Vollard’ın siparişiyle Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar adlı eserini gravürlemeye başladı. Bu çalışmayı, La Fontaine’in Masalları ve İncil gravürleri izledi. 1920’ler boyunca litografi ve monotip gibi tekniklerde üretim yaptı. Resimlerinde ise daha şiirsel ve romantik bir atmosfer hâkim olmaya başladı. Bride and Groom with Eiffel Tower (1929) ve The Circus (1931) bu dönemin örneklerindendir.

Bride and Groom with Eiffel Tower, 1929

1930’lar boyunca seyahat ederek çeşitli ülkeleri gezdi; 1931’de Filistin’e yaptığı ziyaret, İncil gravürlerine hazırlık niteliğindeydi. Aynı yıl otobiyografisi Hayatım yayımlandı. 1933’te Basel Kunsthalle’de açılan retrospektif sergiyle uluslararası tanınırlığı pekişti.

Nazizmin yükselişi, Yahudilere yönelik tehditlerin artması ve Hitler’in iktidara gelişi, Chagall’ın sanatında karanlık imgeleri ön plana çıkardı. White Crucifixion(1938), Yahudi kimliğini Hristiyan ikonografisiyle harmanlayarak dönemin şiddetine dikkat çeker. II. Dünya Savaşı sırasında ailesiyle birlikte ABD’ye göç etti. Bu dönemde ürettiği eserlerde Bella’nın anısı sıkça yer aldı: Around Her (1945), Wedding Candles (1945) ve Nocturne (1947).

White Crucifixion, 1938

1945’te Igor Stravinsky’nin The Firebird balesi için sahne tasarımları yaptı. 1946’da MoMA ve Chicago Sanat Enstitüsü’nde retrospektif sergiler açıldı. 1948’de Fransa’ya dönerek ömrünün geri kalanını Fransız Rivierası’nda geçirdi.

1950’lerden itibaren vitray sanatıyla ilgilenmeye başladı. Metz Katedrali (1958–60), Kudüs’te Hadassah Sinagogu (1960–61), New York’taki Birleşmiş Milletler Binası (1964) ve Chicago Sanat Enstitüsü (1977) için hazırladığı vitraylar, kariyerinin doruk noktalarından sayılır. Ayrıca Paris Operası ve New York Metropolitan Operası’nda sahne tasarımı projeleri üstlendi.

Opéra Garnier tavan resmi

1973’te Nice’te Marc Chagall İncil Mesajı Müzesi açıldı; 1977’de Louvre’da retrospektif sergiyle onurlandırıldı. Sanatında tekrar eden motifler—uçan aşıklar, melankolik palyaçolar, fantastik hayvanlar ve çatıdaki kemancı figürleri—ona Paris Okulu’nun en tanınan ve sevilen isimlerinden biri olma unvanını kazandırdı.

Chagall’ın sanatı, ekspresyonizm, kübizm ve soyutlamanın etkilerini barındırsa da her zaman kişisel, şiirsel ve duygusal bir tonla yoğruldu. Zaman zaman kolaycı tekrarlar ve duygusallıkla eleştirilse de, en güçlü eserlerinde modern sanatta nadiren rastlanan bir görsel metafor düzeyine ulaştığı konusunda görüş birliği vardır.