Cumartesi, Aralık 7

Kaan Dönmez: “Happy Hour bize sanatın bir parçası olma şansı veriyor”

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Türkiye’nin ilk deneyim müzesi Happy Hour’ı yeni yerinde keşfettik. Ziyaretimiz sırasında Happy Hour’ın kurucusu Kaan Dönmez ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Röportaj: Begüm Boztaş

Bu müzeyi açmaya nasıl karar verdin ?

Günümüzde sosyal medya hayatımızda büyük bir yer kaplıyor. İnsanlar içerik oluşturmak için bir çok yere fotoğraf çekmeye gidiyor. Biz de bu alanları neden bir araya toplamayalım dedik ve bu yola çıkma kararı verdik. Mekan, ziyaretçilere yaratıcılık imkanı veren bir yer olsun istedik. Galata’da başladık ve ilk şubemizi açtık. Farklı odalarla farklı dünyalar yaratmak istedik. İşin güzel tarafı gelen ziyaretçilerimiz yarattığımız konseptleri çok sevdi. Daha büyüğünü ve güzelini yapalım istedik, bu da bizim ikinci şubemizi açmamız için yeterli oldu aslında.

Kaan, bildiğim kadarıyla sen İrlanda’da yaşıyor ve çalışıyorsun. İstanbul’da böyle büyük bir girişim yapmak senin için zor olmadı mı ?

Evet, hala İrlanda’da yaşıyorum. Bu bir ekip işi aslında, bir ekibim var ve ekibime çok güveniyorum. Her gün telefon ve mail trafiği içindeyiz. Birbirimize hayal gücü, yaratıcılık içeren her şeyi sunuyoruz. Burada gördüğünüz herşey uzun bir çalışmanın ürünü…

Happy Hour bir deneyim müzesi adı altında hizmet veriyor. Müze tanımı itibariyle sanatın her dönemini barındıran bir mekan. Sanat Happy Hour’ın neresinde yer alıyor ?

Müzeler tabii ki çok önemli tarihi ve sanatsal kurumlar. Biz işin aslında biraz daha sosyal medya tarafına eğiliyoruz burada. Bugün de müzelere gidip fotoğraf çekiyoruz. Biz sanat biraz da ziyaretçi içine girince olmalı fikrinden yola çıkıyoruz. Sen bir parçası olmalısın ya da sanatını sen kendin yaratmalısın. Burada bir dergi kapağının içine girip o boş sayfayı sen tamamlıyorsun ya da fotoğraflarda o boşlukları sen dolduruyorsun. Burada sen kendini çekmiş oluyorsun. Bazı odalarda duvarları boyayabiliyorsun, yazı yazabiliyorsun. İnteraktiflik bizim için çok önemli ve mümkün oldukça çeşitlendirmeye çalışıyoruz.

Müzede yer alan oda konseptlerini nelere göre belirlediniz ?

İnsanları ne mutlu eder ? Onları nasıl güldürebiliriz ? soruları başlıca sorularımız ve bu sorulara yanıt arıyoruz. Burada devreye hayal gücümüz giriyor. Çocukluğumuzda bizi mutlu eden noktaları yakaladık.

Yeni bir şube gelecek mi ?

Yeni bir şube daha açmak istiyoruz. Galata’da açtığımız ilk yerimizi tekrar hayata geçireceğiz. İnsanlar bizi sevdi, bizde onları sevdik. Umarız güzel işler yaparız…

Paylaş