Veriler, lüks tüketimde odağın ürünlerden deneyimlere kaydığını gösteriyor. Son bir yılda satın alma niyetinin arttığı tek kategori seyahat oldu.

Paris merkezli lüks danışmanlık şirketi MAD, araştırma firması Altiant’ın 2025’in üçüncü çeyreğine ait verilerini analiz etti. Çalışma, ABD’de görece canlılık sürse de birçok bölge ve ürün grubunda lüks harcamaların yavaşladığını gösteriyor.

Araştırmaya göre, varlıklı ve yüksek net servetli bireylerin yüzde 20’si önümüzdeki 12 ayda tasarım modaya daha az harcama yapmayı planlıyor. Son bir yılda hiç alışveriş yapmayanların oranı deri ürünlerinde yüzde 30’a, mücevherde yüzde 32’ye, saatlerde ise yüzde 44’e çıktı.

“Hiç Satın Almama” Oranı Yükselişte

Raporda göre, “hiç satın almama” eğilimi yıllar içinde belirgin biçimde arttı. 2019’da tasarım modadan alışveriş yapmayanların oranı yüzde 15 iken, bu oran 2025 üçüncü çeyrekte yüzde 25’e yükseldi. Deri ürünlerinde ise aynı dönemde yüzde 23’ten yüzde 31’e çıktı.

Saat kategorisindeki gerileme de dikkat çekici. 2024’ün üçüncü çeyreğinde saat satın almayı düşünmeyenlerin oranı yüzde 32 iken, bu oran bir yıl içinde 12 puan arttı. Düşüşte Avrupa ve Asya’daki talep zayıflığı ile 40 yaş üstü tüketicilerin daha temkinli davranması etkili oldu.

Tek Yükselen Kalem: Seyahat

Veriler, son bir yılda satın alma niyetinin yalnızca seyahat kategorisinde arttığını ortaya koyuyor. MAD’e göre bu durum, lüks tüketimde “üründen deneyime” yönelimin güçlendiğini gösteriyor.

Kozmetik, parfüm ve mücevher kategorileri daha dayanıklı görünse de mücevherde belirgin bir ayrışma var. 40 yaş üstü erkekler harcamalarını azaltırken, kadınların satın alma sıklığı daha yüksek. Araştırmaya göre kadın yüksek net servetli bireylerin yarısı son bir yılda 13 bin doların üzerinde mücevher harcaması yaptı.

“Modern” Yerine “Gelenek”, “Uluslararası” Yerine “Yerel”

MAD’in 2025 verilerine dayanan yorumuna göre, varlıklı tüketicilerin değer algısında da bir kayma var. “Modern” yerine “gelenek”, “uluslararası” yerine “yerel” kavramları daha fazla öne çıkıyor.

Çalışma, sürdürülebilir lüks konusunda da dikkat çekici bir çelişki ortaya koyuyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 56’sı sürdürülebilirliği önemli bulduğunu söylerken, yüzde 74’ü sürdürülebilir lüks ürünler için daha fazla ödemeye hazır olduğunu belirtiyor. Analize göre bu eğilim, özellikle güzellik ve bakım ürünlerinde “güvenli ürün” arayışıyla ilişkilendiriliyor.