2016 IAA/AIAP UPSD Yılın Sanatçısı ödüllü sanatçı Ekrem Kahraman’ın kaleme aldığı, Plastik Sanatlar Derneği’nin Dünya Sanat Günü bildirisi; savaşlar, küresel kırılmalar ve çağ değişimi ekseninde sanatın insanlık için taşıdığı dönüştürücü güce dikkat çekerek özgür, ortak ve kültürel bir gelecek çağrısında bulunuyor.

Başta ülkemiz Türkiye olmak üzere hangi ülkeden, hangi ulustan, hangi sanatçı, sanat yazarı, küratörü, sanat tarihçisi, sanat kurumu, müzesi, koleksiyoneri, sanat severi vd. olmak üzere sanat ve kültür alanlarından herkesi yeni ve özgür bir gelecek beklentisi umuduyla bütün dünyayı selamlıyoruz!

DÜNYA SANAT GÜNÜ (WORLD ART DAY) İNSANLIĞIN ORTAK KÜLTÜRÜ OLARAK ÖZGÜRCE VAR OLSUN VE BU BÜYÜK İNSANLIK ÜTOPYASI BAŞTA ÜLKEMİZ OLMAK ÜZEREDİĞER SÖYLEME VE YAPMA ALANLARINA DA YAYILARAK İNSANLIĞIN ORTAK BİRLİK ŞİARI OLARAK BÜTÜN DÜNYAYA İYİLİK GETİRSİN!

5.5 milyarın üzerinde bir yaşa sahip olduğu söylenen dünyamızın bütün gelişim aşamalarında / dönemeçlerinde olduğu gibi günümüzde -özellikle de bölgemizde- yine benzer bir dizi insanlık krizi içerisine girmiş görünmektedir. O bilinen ifadeyle “dünyamız bir kırılma noktası”nda bulunuyor ve tarihsel bir sürecin içinden geçiyoruz. Ülkemizin de içerisinde yer aldığı Ortadoğu bölgesinde kadim Mezopotamya’da neredeyse bütün dünyayı savaş ateşi içine çekecek gibi görünen yeni, insanlık dışı alabildiğine vicdansız ve acımasız savaş on binlerce insanın ölümüne, insan aklının ve çabasınının ürünü tarihsel güncel uygarlık birikimlerini yerle bir etmeye yönelmiş durumdadır. Yani yine büyük insanlık kavramı her anlamda yeni bir insani toplumsal sınavla karşı karşıya durmaktadır. Yakınımızda yazıyı da keşfeden yakın komşumuz kadim Mezopotamya ve Ortadoğu coğrafyası uzunca bir zamandır büyük bir yıkım ve trajedi yaşıyor ne yazık ki?

Bilindiği üzere dünyanın ilk yazılı metni olarak kabul edilen GILGAMIŞ DESTANI “Ama koyuydu karanlık, hiç ışık yoktu” diye başlar. Günümüzden yaklaşık 5000 – 6000, Homeros’un İlyada’sından 1500 – 2000, Dante’nin İlahi Komedya’sından 4000 – 5000 küsür yıl kadar önce -farklı zaman dilimlerinde- sözlü kültürden çamur tabletler üzerine kazınarak yazıya geçirilmiş, dünyanın en eski metni olarak kabul edilen Gılgamış Destanı’nın dokuzuncu tabletinde bu mısranın arkasından da “önünde ardında görünmüyordu hiçbir şey!” mısrası geliyor…

Şunun altının yeniden çizilmesi gerekiyor ki insanlık yine benzer trajik bir durumda debeleniyor. Dünyanın savaşlarla değil, sanatla kültürle bilim ve felsefeyle dolayısıyla uluslararası kültürel alışverişlerle yaşatılacağına inanıyoruz.

Büyük insanlık bu büyük insanlık çıkmazından elbette ölümcül yaralar alacak olsa da yine de hep olduğu gibi aydınlığa çıkmasını mutlaka bilecektir? Bunun en ahlaki, en insani en hesapsız kitapsız ve akılı başında yolu yine sanat kültür ve bilim olacak denilirse hiç de abartılmış sayılmayacaktır. Çünkü insanlığın zaman zaman azgınlaşan o yok edici vahşi hırsını, arzularını hesap etme ve peşinde koşma enerjisini düzene sokacak en önemli insani araç yine sanat, kültür, düşünce, bilim, ahlak, üretim vb. öne çıkacaktır.

Unutulmasın ki Mezopotamya’nın çivi yazısını keşfi hem tarihin, hem gelecek ütopyaları üretimlerinin içeriklerini dilini ortaya çıkarıp özgürleştirmiş, böylece düşüncenin, sanatın, kültürün ve yaşamın önünü açmış. Dante’nin İlahi Komedya’sındaki Ortaçağ karanlığı ise yine ancak Rönesans Devrimi ile aşılabilmiştir.

Değerli sanat kültür düşünce bilim insanları dünyanın önde gelen Fütürist’lerinin Gelecek öngörülerine göre dünyamız ve insanlık yeniden yepyeni bir tarihsel sürece / çağa eviriliyor. Bir yandan büyük bir siyasi, ekonomik, toplumsal, insani, ahlaki, kültürel vb. çöküş öngörüleri yükselirken bir yandan da tarih boyunca hep olageldiği gibi bir tür çağımızın en önemli çağdaş gelecek olanaklarının liste başına konulmaya çalışılan bilimsel teknolojik buluş olarak Yapay Zekâ iddialı tartışmalarının alabildiğine yükseltildiği yeni bir çağın kapısına dayanmış durumdayız.

Günümüzde tıpkı bireysel toplumsal, siyasi, ekonomik, bilimsel, kültürel, ahlaki, vb. alanlarda olduğu gibi sanatta ve kültürde BÜTÜN DÜNYADA BİRDEN AYNI ANDA büyük bir ALTÜST olma hali yaşandığı ileri sürülüyor. Kültür bilimcilerinin büyük bir safdillikle kalıcı olması gerektiğini düşündükleri ve bizlerin de -belki içten içe- öyle olmasını umduğumuz / sandığımız hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağını hatta bu durumun çok çok yakınımıza kadar yaklaştığını, hayatlarımızı etkilediği derinden hissedebiliyoruz. Çünkü hangi saflarda olursak olalım bizlerin niyetlerimiz ve planlarımız her ne olursa olsun her anlamda yepyeni bir tarihsel çağa çoktan fırlatılmış durumdayız…

 

ARTIK YENİ BİR ÇAĞIN KAPISINA DAYANMIŞ DURUMDAYIZ!

BU YENİ ÇAĞI MERHABA DİYEREK KARŞILIYORUZ!

D Ü N Y A  S A N A T  G Ü N Ü M Ü Z ( W O R L D  A R T  D A Y ) K U T L U  O L S U N !