Bienale günler kala iptal edilen Güney Afrika Pavyonu boş kalırken, Gabrielle Goliath’ın eseri Venedik’te alternatif bir alanda sergilenecek.
Güney Afrikalı sanatçı Gabrielle Goliath, hükümet yetkililerinin ani kararıyla 61. Venedik Bienali kapsamındaki sergisi iptal edilmesine rağmen, çalışmasını bienal alanı dışında sergileyecek. Sanatçının Elegy projesinin son versiyonu, 5 Mayıs–31 Temmuz tarihleri arasında Venedik’in Castello bölgesindeki Chiesa di Sant’Antonin’de, ana bienal sergisine yakın bir konumda izlenebilecek.

Sergi, Bertha Foundation ve Londra merkezli sanat platformu Ibraaz tarafından destekleniyor. Eser, Venedik’in ardından Ekim ayına kadar Ibraaz’da sergilenmeye devam edecek. Güney Afrika Pavyonu ise bienal süresince boş kalacak.
Goliath yaptığı açıklamada sergiyi, “onarıcı bir sevgi ve özlem çalışmasının yankı bulduğu kutsal bir buluşma alanı” olarak tanımladı. Sanatçı, iptal, tehdit ve telafisi mümkün olmayan kayıplar karşısında “dünyayı yeniden düşünme ve hayal etme cesaretine” vurgu yaptı.
İlk olarak 2015’te geliştirilen Elegy, performans ve video çalışmalarını bir araya getirerek Güney Afrika’da LGBTİ+’lara yönelik şiddet eylemlerini, ayrıca 1900’lerin başında Alman sömürge güçlerinin bugünkü Namibya’da gerçekleştirdiği Herero ve Nama katliamını ele alıyor. Video enstalasyonu formundaki son versiyon ise, Ekim 2023’te İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinli şair Hiba Abu Nada’ya ithaf ediliyor.
Sanatçı, Aralık ayında bağımsız bir jüri tarafından Güney Afrika’yı temsil etmek üzere oybirliğiyle seçilmiş ve küratör Ingrid Masondo eşliğinde ulusal pavyonda yer alması planlanmıştı. Ancak eseri “son derece bölücü” olarak nitelendiren Güney Afrika Spor, Sanat ve Kültür Bakanı Gayton McKenzie, bienale proje teslim tarihinden sadece günler önce pavyonu iptal etti. Sağ eğilimli Patriotic Alliance partisinin kurucusu olan McKenzie’nin bu kararı sonrası ülke bienalde temsil edilemedi. Goliath ve Masondo’nun iptale karşı açtığı dava ise reddedildi.
Ibraaz’ın kurucusu ve direktörü Lina Lazaar, Elegy’yi “kayıp karşısında hafızayı, bakımı ve bağı koruyan bir çalışma” olarak tanımlarken, eserin bu şekilde yoluna devam etmesinin “acil ve gerekli” olduğunu belirtti.