İstanbul’un mimari hafızasını yakından deneyimlemek isteyenler için heyecan verici bir etkinlik başlıyor. Open House İstanbul, 7–10 Mayıs 2026 tarihleri arasında ilk kez düzenlenerek kentin çoğu zaman kapalı kalan yapılarının kapılarını ziyaretçilere açıyor.
Uluslararası Open House Worldwide ağına bağlı olan etkinlik, mimarlığı yalnızca profesyonellerin değil herkesin deneyimleyebileceği bir alan olarak kurgulanıyor. Festival boyunca İstanbul’un farklı dönemlerine ait mimari örnekler; konutlar, okullar, ofisler, pasajlar ve kültür yapıları ücretsiz olarak gezilebilecek.

Open House nedir?
Open House, ilk kez 1992’de Londra’da başlayan ve bugün dünyanın 60’tan fazla şehrine yayılan bir mimarlık festivali. Amaç; genellikle erişime kapalı olan yapıları kısa süreliğine kamuyla buluşturmak ve şehirle kurulan ilişkiyi derinleştirmek.
İstanbul edisyonu da bu yaklaşımı benimseyerek ziyaretçileri sadece mekânları gezmeye değil, onların hikâyelerini keşfetmeye davet ediyor. Rehberli turlar, söyleşiler ve tematik rotalar bu deneyimi zenginleştiriyor.
Program; rehberli turlar, mimarlık ofisi ziyaretleri, sanatçı stüdyoları ve tarihi yapı keşiflerinden oluşuyor. Ziyaretler çoğunlukla gün içine yayılan saat dilimlerinde tekrar ediyor ve bazıları rezervasyon gerektiriyor.
7 Mayıs
İlk gün daha çok Beyoğlu odaklı çağdaş ve tarihi yapıların bir araya geldiği bir rota sunuyor:
- Han of Design
- İTÜ Ratip Berker Kütüphanesi
- Tomtom Gardens
- Mısır Apartmanı (farklı kurumlarla birlikte)
- Saint Benoît Fransız Lisesi
- Soeurs Garde-Malades Manastırı
- Ekemen Han
- Tabanlıoğlu Mimarlık
- Ekrem Yalçındağ Stüdyosu
Bu gün, özellikle mimarlık ofisleri ve yaratıcı üretim alanlarına odaklanan bir başlangıç sunuyor.
8 Mayıs
İkinci gün programı, Adalar’a açılarak daha tarihsel ve kültürel yapılara yöneliyor:
- Prinkipo Rum Yetimhanesi
- Splendid Palas Otel
- Anadolu Kulübü
- Taş Mektep
- Tütün Deposu (Depo İstanbul)
- İKSV Nejat Eczacıbaşı Binası
Beyoğlu’ndaki bazı yapılar da programda kalmaya devam ediyor.
9 Mayıs
Festivalin en kapsamlı günü olan 9 Mayıs’ta hem tarihi hem de endüstriyel dönüşüm projeleri dikkat çekiyor:
- Karaköy Külah Fabrikası
- Markiz Pastanesi
- Suriye Pasajı / Güngör Evi
- Beyoğlu Belediyesi Binası
- İTÜ Taşkışla
- Çam Palas
- Ada Residence
Bu gün, İstanbul’un geçmişi ile bugünü arasında güçlü bir mimari karşılaşma sunuyor.
10 Mayıs
Son gün, festivalin en ikonik yapılarından bazılarını ziyaret etme fırsatı sunuyor:
- Casa Botter
- Markiz Pastanesi
- Karaköy Külah Fabrikası
- Performistanbul
- Beyoğlu Belediyesi Binası
- İTÜ Taşkışla
Kapanış günü, özellikle Art Nouveau ve modern dönüşüm örneklerine odaklanıyor.
Programın Genel Yapısı
- Etkinlikler gün içine yayılan saat dilimlerinde tekrar ediyor
- Bazı yapılar rezervasyonla, bazıları ise sıra ile ziyaret ediliyor
- Program Beyoğlu ve Adalar ekseninde yoğunlaşıyor
- Konutlardan sanat mekânlarına kadar geniş bir çeşitlilik sunuluyor
İstanbul’u yeniden keşfetmek için bir fırsat
Open House İstanbul, şehrin gündelik hayatta fark edilmeyen katmanlarını görünür kılarken, ziyaretçileri mimarlık üzerinden düşünmeye davet ediyor. Kısacası bu etkinlik, İstanbul’u sadece gezmek değil, anlamak isteyenler için eşsiz bir deneyim sunuyor.