Uluslararası eleştirmenler, Uğultulu Tepeler uyarlamasının stil ve provokasyonu öne çıkarırken romanın ruhunu yakalayamadığı görüşünde birleşti.
Emerald Fennell’in Emily Brontë’nin klasik romanından uyarladığı “Uğultulu Tepeler”, uluslararası basında yayımlanan ilk eleştirilerle birlikte tartışma yaratmaya başladı. Film, özellikle görsel dili ve cinselliği öne çıkaran yaklaşımıyla dikkat çekerken, eleştirmenler uyarlamanın duygusal derinliği konusunda ortak bir hayal kırıklığına işaret ediyor.

The New Yorker‘dan Justin Chang, filminde Fennell’in romanın karanlık ve yıkıcı tutkusunu yakalamakta zorlandığını yazdı. Chang, film üzerine kaleme aldığı yazıda Fennell’in uyarlamasını “yüzeyde dolaşan” bir yorum olarak tanımladı. Chang’e göre yapım, Brontë’nin metninde merkezi bir yer tutan yıkıcı aşk, öfke ve ruhsal kopuşu aktarmak yerine, şok edici sahneler ve aşırı stilize bir estetik üzerinden etki yaratmaya çalışıyor. Yönetmenin kamerası, özellikle beden, arzu ve fiziksel yakınlık üzerine yoğunlaşırken, bu tercihin karakterlerin iç dünyasını derinleştirmek yerine duygusal bir boşluk yarattığına dikkat çekiliyor. Chang, şu ifadeleri kullanıyor: “Yapımın ölçüsüz ihtişamı, sonunda karakterleri insan boyutlarında kağıttan figürlere indirgiyor.”
Chang’e göre yapım, aşırı stilize estetiği, provokatif sahneleri ile sarsmayı hedefliyor; ancak tüm bu görsel ve bedensel aşırılıklara rağmen Brontë’nin metnindeki ruhsal yoğunluğa ulaşamıyor. Chang, Margot Robbie ve Jacob Elordi’nin güçlü bir “yıldız aurası” taşıdığını kabul etse de, iki oyuncu arasında trajik bir kader duygusu ya da kaçınılmaz bir bağ hissinin kurulamadığını vurguluyor.
“Fazla açgözlü bir uyarlama”
The Guardian eleştirmeni Peter Bradshaw ise filmi “fazla açgözlü” bir uyarlama olarak nitelendirdi. Bradshaw’a göre “Uğultulu Tepeler”, romanın anlatısını neredeyse bir moda çekimi estetiğine indirgerken, kamp ve erotik öğeleri bilinçli biçimde abartıyor. Filmdeki cinsellik ve melodram dozunun, hikayenin trajik ağırlığını taşımakta yetersiz kaldığını savunan Bradshaw, yapımı “duygusal olarak boş” ve “parodiye yaklaşan” bir yorum olarak değerlendiriyor. Bradshaw, şu ifadeleri kullanıyor: “Absürtlüğün hiç eksik olmadığı, 20 sayfalık bir moda çekimini andırıyor.”
Her iki eleştiride de, filmin görsel açıdan çarpıcı olduğu konusunda ortak bir görüş öne çıkıyor. Ancak hem Chang hem de Bradshaw, Fennell’in uyarlamasının Brontë’nin romanında merkezi bir yer tutan yıkıcı aşk, öfke ve kaçınılmaz trajedi duygusunu aktarmakta zorlandığına dikkat çekiyor. Film, ilk yorumlara göre, biçimsel iddiasıyla öne çıkarken edebi kaynağının duygusal derinliğini yakalayamayan bir uyarlama olarak konumlanıyor.