Klimt’in Emilie Flöge’sinden Dalí’nin Gala’sına, Picasso’nun Sylvette David’inden Modigliani’nin Jeanne Hébuterne’ine… Sanat tarihinin en tanınmış portrelerinde gördüğümüz yüzlerin ardında, çoğu zaman bir hikâyesi olan gerçek insanlar var.
Bir sanat eserine baktığımızda çoğu zaman önce yüzü görürüz. Peki o yüzün kim olduğunu, sanatçının hayatına nasıl girdiğini ve tuvale neden taşındığını biliyor muyuz?

Bazıları sanatçının sevgilisiydi, bazıları ailesinden biri, bazıları ise sanatçının hayatında kısa bir süre yer alan modellerdi. Ancak Emilie Flöge, Jeanne Hébuterne, Gala Dalí ve Sylvette David gibi isimler yalnızca birer “muse” olarak tanımlanamayacak kadar güçlü hikâyelere sahipti.
Kimi kendi alanında önemli bir figürdü, kimi sanatçı olarak üretim yapıyordu, kimi ise bir portre sayesinde sanat tarihinin parçasına dönüştü.
İşte sanat tarihinin ikonik eserlerinde ölümsüzleşen ve tuvalin arkasında kendi hikâyelerini taşıyan gerçek insanlar.
Portrait of Emilie Flöge — Gustav Klimt
Gustav Klimt’in 1902’de resmettiği Emilie Flöge, yalnızca sanatçının yakın arkadaşı ve hayat arkadaşı değildi. Aynı zamanda Viyana’nın önde gelen moda tasarımcılarından biriydi.
Flöge, kız kardeşleriyle birlikte açtığı moda salonunda dönemin geleneksel kadın giyim anlayışına meydan okuyan tasarımlar hazırlıyordu. Klimt’in portresinde de dönemin klasik kadın portrelerinden farklı, son derece modern bir kadın imgesi ortaya çıkar. Eser bugün Wien Museum koleksiyonunda bulunuyor.
American Gothic — Grant Wood
Grant Wood’un 1930 tarihli American Gothic eserindeki iki figür, karı-koca değildi.
Kadın figürü için sanatçı kendi kız kardeşi Nan Wood Graham’ı, erkek figürü için ise yerel diş hekimi Dr. Byron McKeeby’yi model olarak kullandı. Wood, onları bir çift olarak değil, bir baba ve evlenmemiş kızı olarak düşünmüştü. Üstelik iki model aynı anda poz vermedi.
Emerald — Alphonse Mucha
Alphonse Mucha’nın The Precious Stones serisinin bir parçası olan Emerald, zümrüdün temsil ettiği güzellik ve gizemi kadın figürü üzerinden yorumlar.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Bu figürün belirli bir gerçek kişiye ait olduğu kesin olarak bilinmiyor. Mucha’nın çalışmalarında gerçek modellerden yararlandığı bilinse de Emerald için modelin kimliği doğrulanmış değil.
Jeanne Hébuterne — Amedeo Modigliani
Amedeo Modigliani’nin uzun boyunlu, badem gözlü kadın figürlerinden birçoğunun ardında Jeanne Hébuterne vardı.
1917’de tanışan Modigliani ve Hébuterne kısa sürede birbirlerinin hayatında önemli bir yere dönüştü. Genç sanatçı, Hébuterne’yi defalarca resmetti. Bugün onun yüzü, Modigliani’nin sanatının en tanınan imgelerinden biri olarak kabul ediliyor.
Jeanne aynı zamanda kendi başına da yetenekli bir sanatçıydı.
Galatea of the Spheres — Salvador Dalí
Salvador Dalí’nin 1952 tarihli Galatea of the Spheres eserinde gördüğümüz yüz, Gala Dalí.
Dalí, eşini ve ilham perisini bu kez gerçekçi bir portre olarak değil, kürelerden oluşan parçalı bir yüz olarak resmetti. Eser, sanatçının bilim ve atom teorisine yoğun ilgi duyduğu “nükleer mistisizm” döneminin önemli örneklerinden biri.
Gala’nın yüzü burada adeta maddeden ayrışarak yeniden kuruluyor.
Sylvette — Pablo Picasso
1954’te Picasso’nun karşısına çıkan Sylvette David, sanatçının en dikkat çekici modellerinden biri haline geldi.
Henüz 19 yaşındayken Vallauris’te Picasso ile tanışan David, birkaç ay boyunca sanatçıya poz verdi. Picasso onu çok sayıda resim, çizim ve heykelde yorumladı. Özellikle uzun at kuyruğu, Picasso’nun bu dönemdeki çalışmalarının karakteristik özelliklerinden birine dönüştü.
David’in portreleri bugün Picasso’nun 1954 döneminin en tanınan serilerinden biri.
Portrait of the Artist’s Mother — Vincent van Gogh
Vincent van Gogh’un annesi Anna Carbentus van Gogh, sanatçının 1888’de yaptığı portrede karşımıza çıkar.
Van Gogh bu resmi annesinin karşısında oturarak yapmadı. Bir fotoğrafını referans olarak kullandı. Sanatçı, annesini daha canlı renklerle yeniden yorumlayarak yeşil bir arka planın önünde resmetti.
Ortaya çıkan eser, Van Gogh’un ailesine dair en kişisel çalışmalarından biri.
Portrait of Adele Bloch-Bauer II — Gustav Klimt
Gustav Klimt’in 1907 tarihli Adele Bloch-Bauer II portresindeki kadın, Viyana sosyetesinin önemli isimlerinden Adele Bloch-Bauer.
Klimt, Adele’nin iki portresini yaptı. Özellikle ilk portre, sanatçının “Altın Dönemi”nin en ikonik eserlerinden biri oldu.
Adele’nin portresi ise yalnızca sanat tarihiyle değil, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi yağmasıyla başlayan ve yıllar süren mülkiyet mücadelesiyle de tarihe geçti.
Madame X — John Singer Sargent
John Singer Sargent’ın Madame X olarak bilinen portresinin modeli Virginie Amélie Avegno Gautreau, Paris sosyetesinin dikkat çeken kadınlarından biriydi.
1884’te Paris Salonu’nda sergilenen portre büyük bir tepki çekti. Özellikle elbisenin omzundan düşen askısı ve Gautreau’nun cesur görünümü dönemin izleyicileri için fazlasıyla skandal bulundu. Sargent daha sonra askıyı yeniden boyadı.
Yıllar sonra eser Metropolitan Museum of Art’a satılırken modelin kimliğinin gizlenmesi istendi ve tablo “Madame X” adıyla anılmaya başladı.

















