Cumartesi, Eylül 26

Nail Keçili: “Görgü ve Tecrübe”

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Ne yazık ki dünya bugünleri de gördü ve hep inandığım gibi bugünleri de bize yaratan maalesef insanların bizzat kendileri. Bir Amerikalı bilim adamının Çinlilere para karşılığı bu virüsü ürettiği söylenmekte. Doğrusuyla yanlışıyla değerlendirmek bizler için çok zor fakat mutlaka ve mutlaka insan elinden veya kafasından çıkmış olan bu virüsün bütün dünyayı mahvettiği ve bedeli ödenmeyecek yaralar açtığı tartışılmaz ortada…

Artkolik, çok ilginç hususlara değinen güzel videolar hazırlıyor. Ve insanların bunları izlemelerine imkan sağlıyor. Ben bu sebepten dolayı her Çarşamba yazılarımın yayınlandığı Artkolik’i tebrik etmek istiyorum. İnsanların gerçekten doğru dürüst bir portalda bilgileri, yapılan röportajları, konuşmaları dinlemesi, izlemesi önemlidir bu yüzden Artkolik’i takip etmenizi mutlaka tavsiye ediyorum. Çünkü esprilerle, acılarla, saçma sapan hareketlerle herkesi boş yere meşgul eden ifadelerle karşımıza çıkan insanların hiçbir konuda insanlığa yararı olmayan mesajlarını dinlemektense, bir şeyler öğrenebileceğimiz hayatta mutlaka sanat denen en önemli mevzunun sadece heykel, resim, müzik yapmak olmadığını bu sanat dalının çok çok geniş yerlere vardığını anlamak için lütfen bu tür yayınları bilhassa takip ediniz.

Geçenlerde genç bir müzisyeni dinledim, Artkolik’in sahibi Nazlı Hanım ile yaptığı röportajı esnasında ve inanılmaz etkilendim. Böyle insanlar, böyle başarılarla dolu büyük sanatçılar Türkiye’de var ve biz bunları değerlendirip maalesef ön planda lanse edemiyoruz. Çünkü neden edemiyoruz? Bizim televizyon, gazete, medya ve maalesef felsefemizde cahillik var. Cahilliğin sanatın ileri gelmiş başarılarını anlaması da, değerlendirmesi de, yayınlaması da, yansıtması da mümkün değildir. Bunları aştığımız günler çok başarılı işler yapacağız ve ben buna inanıyorum. Bu arada üzerinde çok ciddi durarak söylemek istediğim hususların bir numarası hükümetimizi, halkımızı, hepimizi idare eden büyük cumhurbaşkanlığı seviyemizin maalesef sağdan soldan oralara sirayet etmiş çok garip tiplerin mesajlarını, fiziklerini, kıyafetlerini, kafalarını gördükçe ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda son derece kendisini yenileyen, son derece başarılı icraatlar yapan insan iken onun bu çevresinde dolup taşan tabiri caizse yağcılar diyeceğim bir zümrenin ne kadar çok ona zararı olduğunu anlaması inşallah mümkün olur. Evet, siyaset bu kadar yeterli. Fazla bulaşmak ve üzerine bir şeyler söylemek istemiyorum. Bizim işimiz değildir. Gelelim yeniden sanata olan itibarımıza.

Şimdi bugün Artkolik’in mesajında okuduğum resim sanatı üzerine anlayarak resme bakmak, resmi tanıyabilmek ve resim hakkında bilgi sahibi olmak hususunda erbap olan bir ailenin ifadelerini dinleyeceğiz inşallah. Keyifle bunu yansıtacağız fakat bu arada bir tarihlerde benim şirketlerimden birinde çalışan hanımefendiyle bu haberi yansıtacak hanımefendinin akrabası olması sebebiyle bu değerli insanın ifadelerini bizim muhatap olacak dinleyicilerimizin anlayıp anlamayacaklarını yani o kaliteye ulaşıp ulaşamayacağını sormuş. Bakın ben de bu yazımla kendisine müsaadenizle bir şey söylemek istiyorum: Ayıp ayıp ayıp!!!

Dünyanın bütün ileri gelmiş bütün başarılı sanatçıları bilinsin ki doğuştan itibaren sanatçı değillerdi. Kabiliyetleri mutlaka vardı. Genlerinde mutlaka o değer vardı. Fakat onların başarısını teşvik eden, onları dinleyen muhatap olan, eserlerini görüp takdir eden insanlar olmuştur. Bizdeki çok güvendiğim o genç neslin yani gelecekti sanatçıları teşvik etmezsek, dünya standartlarında ifadelerle onları desteklemezsek ve dünya sanatına uygun şekilde onların yaptıkları sanatı takdir etmezsek, kendi içimize dönük efendim Türk müziği, Türk sanatı, Türk mantığı ve Osmanlı değerleri gibi konuları sadece kullanarak Türkiye’nin vatandaşına sanat mesajı verirsek hata ederiz. Bu gençlerimizin başarılarını bütün dünyada kullanıp, lanse etmek için elimizden gelen her şeyi yapmamız gerekmektedir.

Bu yazımı fazla uzatmayacağım. Çünkü bu virüsün getirdiği moral bozukluğu, asabiyet ve ülkenin önümüzdeki günlerde karşılaşacağı daha büyük sıkıntılar beni şimdiden son derece asabi bir hale getirdi. Ve üzüntülü bir haldeyim. Ancak bir tek şeyi  söyleyeceğim belki bir şeyi anlarlar mı anlamazlar mı anlayacaklarını da çok zannetmiyorum. Bu iletişim teşkilatlarını yöneten insanlara hitap ederek söylemek istiyorum. Bakın Digitürk’ün yayınlarında 444. yayından itibaren görüntülü müzik kanalları var. Bu kanallarda son dönemlerde kullanılan Türkiye’den manzaralar gerçekten birbirinden harika eserler. Bu muhteşem eserlerin görüntülerinin hepsini birbirine montajlayıp dünyanın bunu yayınlayıp, reklam etmesini sağlayınız. Bunu yaptığınız gün Türkiye’nin yapılabilecek en iyi tanıtımını yapmış olursunuz. Hiçbir şey ilave etmenize ve söylemenize gerek yok. İnsanların bütün dikkatleri o muhteşem görüntülerin üzerinde olsun. Görüntünün en altına This is from Turkey veya Turkey / Sivas yani yerin ne olduğunu yazabilirsiniz. Bu Türkiye’nin bugüne kadar daima ihmal edilmiş en büyük tanıtımı olur. Turizm Bakanlığı ve tüm bakanlıklara hitap edecek uzun veya kısa ölçüde hazırlanan tanıtım filmleriyle herkes tanıtımını yapar. Türkiye’yi gösterin Türkiye kendi tanıtımını yapar. Allah bize öyle bir memleket nasip etmiş ki bunun kıymetini bilmemek en büyük günahtır. Hepinize hayırlı haftalar dilerim.

M.Nail Keçili

 

Paylaş