Perşembe, Şubat 25

Nail Keçili:”Eşek Hoşaftan Ne Anlar”

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Hafta sonu itibarıyla Sevgili Dostum Süleyman’ın lütfedip, davet etmesiyle muhteşem katamaranında kısa bir seyir sonrası Doktor Sahir ve Zoltan ile Hisarönü Körfezi’nde güzel bir koya demir attık. Allah’ım Allah’ım Allah’ım inanılır gibi değil. Bizden 1-2 saat sonra hava kararmadan etrafımızda birer metre arayla yüzlerce demeyeceğim artık binlerce tekne ağırlığı apartman türü kat be kat olan kocaman kocaman boyları olan tekneler yani şimdiki sosyete ismiyle motor yat dedikleri türden teknelerle doldu doldu taştı. Hepsi buldukları daracık yerlere dahi hiçbir nezaket görüntüsü olmaksızın kıçlarından ittire kaktıra sanki teknelerini marinaya bağlar gibi adanın kenarında taşlara, ağaçlara ne buldularsa oraya bağladılar. Ve ilk yaptıkları iş her birinin değişik anlayıştaki müzikleri çalmalarıyla bir curcuna yerine döndü. Ben tam 52 yıldır minikten başlayan bir tekne sahibiyim. Son 10 yılımı maalesef beni yok etmeye çalışan iblisler nedeniyle teknesiz geçirmekteyim. Ve böyle dost teknelerinin davetlerine de genelde itibar etmiyorum. Fakat Süleyman çok yakın dostum, onun teknesinde her zaman rahat edeceğimi bileceğim için bir denize çıkalım mantığıyla rahat ettim. Fakat emin olunuz bu pandemi3den dolayı kötü dedikleri ekonominin sıkıntıları içerisinde aklımın almayacağı bir zenginlik listesi dökümü karşıma çıkınca da şaşırdım çok şaşırdım. Ne yazık ki bu tekneler geçtiğimiz yıllarda da mutlaka vardı. Hani hükümeti beğenmeyip ‘’Efendim, ekonomi kötü gidiyor. Efendim, bu gelecek seneye dayanmaz. Efendim, iş yapamıyoruz’’ diyen zevatlar bu kadar büyük bir zenginlik içerisinde yaşaması dünyanın hangi ülkesinde yaşayan insanlara veya iş insanlarına kısmet olmuştur ben onu bilmiyorum. Bildiğim bir şey var ekonomi gerçekten sıkıntılı bir dönem yaşıyor, hastalık dolayısıyla turizm yerlerde sürünüyor. Ancak bizim yerli turistlerin muhteşem tekneleri kocaman Hisarönü Körfezi’ni baştan sona kadar tıka basa doldurup anladığım kadarıyla dabu güzel körfezi de mahvediyor.

Şimdi değineceğim husus Yunanlılar kapılarını Türklere açmadılar bu yıl. Yunan Adaları hala kapalı ve ne zaman açacakları da belli değil. Eğer açarlarsa bu teknelerin büyük bir kısmı oralara gidip keyif çatarak, oralarda para saçıp sonra buralara ya dönecekler ya teknelerini oralarda bırakıp oralara para kazandırtmaya devam edecekler. Bunu benim aklım almıyor. Yapılacak iş hep söylediğim gibi bu apartman boyutlu teknelerle ortalık fink atan zevatlar eğer kendilerini saygın, itibarlı, görgülü, efendi sayıyorlarsa paralarını güzel yelken teknelerine yatırsınlar. O tekneleri de tercihen Türkiye’de yaptırsınlar. Çünkü Türkiye artık tekne yapımı konusunda gerçekten dünya standartlarında başta güreşiyor. Ama hala görüyorum ki hükümet, her türlü müsait imkânları getirmiş olsa dahi Türk Bayrağı hususunda binlerce tekne sahibi Amerikan Bayrağı, İngiliz Bayrağı ve hatta benim anlamadığım ülkelerin bayraklarıyla sularımızda Türk teknesi olarak dolaşıyorlar. Tabi bu arada güldüğüm hususlarda oluyor.  Mesela teknenin adı she yani kadın tercihli olması gerekiyorken gidip teknenin adını Burak koyuyor, bayrağı İngiliz veya Amerikan, bağlı bulunduğu liman İngiliz Limanı veya Amerikan Limanı e şimdi oldu mu? Bana göre olmadı!Bütün dünya kendi turizmini Türkiye’yi açık tutup Türkiye’nin turizmine kapalı tutarken siz gidip oralardaparalar basın. Ama şunu da söylemek istiyorum belki de yanlış düşünüyorum. Bugün İngiltere’de ev veya apartman alan değil sokak alan iş adamları, müteahhitlerimiz var sokak alan sokak. Londra’nın göbeğinde sokakta kaç yüz tane ev veya apartman var bilmiyorum. Oralara para yatırıp, Amerika’da büyük inşaatlar, dev gökdelenlere paralar yatıran ve bu paraları A’sından Z’sine kadar Türkiye’de kazanan müteahhitlerimiz var. Hele hele bir de Müslümanız hükümete büyük sevgimiz saygımız var deyip konuşmalarının yarısını Arapça yarısını o Arapça’yı güya Türkçe’ye tercüme ediyormuşuz gibi ifadelerle bize sunup, insanlığı, Allah’ı, çevreyi, inancı ve namusu anlatan muhteşem şerefsizler var. Ve bunlar inanılır adet miktarda değil. Onların da Amerika’da evlatlarını okuttuklarını ve oraya büyük paralar transfer ettiklerini bunun yanı sıra da Amerika’ya büyük yatırımlar yaptıklarını görüp duymaktan öte biliyorum. Çok yazık çok yazık çok yazık.

İnançlı olmak inançlı gözükmekle olmaz. İnançlı olmak gerçek inançla oluşur. Onun da sadece Kur’an-ı Kerim’i yani büyük kitabımızı okumanın dışında iyi bilmesinin ve dini meselelere gerçekten doğru biçimde okuyarak, bilerek yaklaşmasının neticesinde inanç doğar. Sadece inançla, ben bunları biliyorum diyerek karşımıza geçip, Arabistan’daokumuş bilgilerle Arapça konuşarak, o Arapça’yı tercüme ediyormuş gibi gözüküp başka başka şeyler söyleyerek ondan sonra da etrafında kazandıkları haram paraları ne yazık ki ne idüğü belirsiz kadınlara harcayıp onları kontrol altında tutma gayretinde bulunan erkekler, değerli hanımefendilerini boşayıp defalarca o kadınlarla ilişki kurmuş olan insanlara da hiç saygı göstermeden yaşıyorlar. Çok acı çok! Söyleyecek bir şeyim yok.

İyi haftalar herkese

M. Nail Keçili

 

Paylaş