Çevre krizi, tüketim kültürü ve plastik kirliliğine dikkat çeken “artivist” sanatçılar; çöplerden heykeller, atıklardan enstalasyonlar yaratarak hem estetik hem de güçlü bir ekolojik farkındalık çağrısı yapıyor…
Geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik artık dünyamızın en olmazsa olmaz kavramlarının başında geliyor. Size bu konuya en önem veren ve eserlerinde sadece geri dönüşüm materyalleri kullanan sanatçılardan bahsetmek istiyorum. Onlara “artivist” de deniliyor. Yani hem aktivist hem sanatçı…

Buradaki en önemli nokta sanatçıların eserlerini yaratırken amaçlarının sadece materyalleri değerlendirmek değil çevre kirliliği, tüketim çılgınlığı ve dünyayı zehirleyen bu sisteme bir dur demek.
Mesela Alman kavramsal sanatçı HA Schult, çöplerden ürettiği heykeller ve performans sanatı ile tanınıyor. Sanatçının en bilinen işleri tüm kıtalarda sergilenen ‘trash people’ yani ‘çöp insanlar’ ve yine çöplerden yapılmış olan bir bina olan Save the Beach Hotel. Pop art çalışmaları olan, ticari reklam ve tüketimcilik üzerine dikkat çekmeye çalışan sanatçı kendisini yeni ekolojik farkındalığın ateşli bir temsilcisi olarak tarif ederken, Washington Post tarafından da “eko sanatın en önemli öncüsü” olarak tanımlanıyor.

Robert Bradford da ağırlıklı olarak geri dönüştürülmüş oyuncaklardan yaptığı dev insan ve hayvan heykelleri yapan önemli bir sanatçı. İçlerinde az da olsa plastik fırçalar, düğmeler, tokalar gibi ufak plastik parçaları da barındıran bu heykeller sanatçının çocuklarının unutulmuş oyuncaklarının anlamlı bir şeylere vesile olmasını düşünmesi ile ortaya çıkmış… Yarattığı eserlerin bazılarında 3000 adet oyuncak bulunabiliyor.
Bir başka büyüleyici işlere imza atan sanatçı da Tan Zi Xi. Sanatçının iğneleyici, komik espriler ile okyanus kirliliğinin gerçeklerini göz önüne seren işi Plastic Ocean Singapur Sanat Müzesi’nde katılımcıların kendilerini plastik bir havuzda çöpler ile bir arada hissettikleri bir atmosfer şeklindeydi. The White Cube galerisinde de sergilenen ve 26.000 atık plastik kullanılan bu proje hepimizin günlük ne kadar çok ve gereksiz plastik kullandığımıza dikkati çekmeye çalışılıyordu. Yine Uzak Doğulu bir sanatçı olan Kore doğumlu Ji Hong Ko da eserlerinde atık araba lastikleri kullanıyor ve genelde mitolojik yaratıklar ve hayvanlar tasarlayarak genetik oynamalara ve kültürel yozlaşmaya dikkat çekmeye çalışıyor. Başka bir inovatif sanatçı da Steven Rodrick atık elektrik panoları ve aletlerinin birleştirilerek sanatını icra eden sanatçı aslında sanat eğitimi olmayan bir makinist. Eski bilgisayar parçalarından radyolar, telefonlar, videolar gibi içinde eski PCB yani Türkçe adıyla “baskılı devre kartı” bulunan birçok aleti kullanabiliyor.

Avustralyalı sanatçı Barefooted Welder (çıplak ayaklı kaynakçı) da oldukça enteresan bir sanatçı. Asıl adı Mickey D. olan sanatçı dağlar bayırlar çıplak ayak dolaşarak içecek kutuları, konserve tenekeleri gibi birçok metal atık toplayıp etkileyici hatta korkutucu yaratıklar yaratarak bu metal atıkların doğaya ne kadar çok zarar verdiğini anlatmaya çalışıyor. Tabii kıyafet çılgınlığı da bu dünyanın tüketiminin artışında büyük rol oynuyor. Kübalı sanatçılar Alain Guerra ve Neraldo dela Paz’dan oluşan sanatçı birlikteliği Gueraa De La Paz da merkezleri Miami’de geri dönüştürülen kıyafetlerden oldukça renkli ve etkileyici heykeller yapıyorlar. 8 milyara yaklaşan dünyada nüfusunda tüketimin, atıkların, çöplerin çeşitliliği gittikçe artıyor.

Sanatçılar da doğal olarak bunları kullanarak dünyamıza ne kadar büyük bir kötülük yapıldığına dikkat çekmeye çalışıyorlar. Her ne kadar size birkaçından bahsetmeye çalışsam da daha birçok isim var. Sanatçılar burada sadece malzemeler kullanmak için değil, dikkati geri dönüşümün önemine çekmek, doğayı, dünyayı kurtarmak ve kurtarmanın aslında elimizde olduğunu idrak etmemiz ve nesillere de bunu anlatabilmemiz için çaba gösteriyorlar. Duyarlı insanlara saygım sonsuz. Bu duyarlılık sanat ile birleşince de harika işler ortaya çıkıyor.