2026, Paris’ten New York’a, Londra’dan Basel’e uzanan büyük sergilerle dünya sanat takviminde iddialı bir yıl olmaya hazırlanıyor.

2026, hem büyük ustaların geniş kapsamlı retrospektiflerine hem de çağdaş sanatın yeni yönelimlerini tartışmaya açan büyük ölçekli sergilere sahne olacak. Paris’ten New York’a, Londra’dan Basel’e uzanan bu seçki; sanat tarihine yeniden bakmaya, güncel üretimleri farklı bağlamlarda okumaya ve izleyiciyi yeni keşif alanlarına davet ediyor..

© Primae / Louis Bourjac

Gerhard Richter Retrospektifi 

Tarih: 18 Ekim 2025 – 2 Mart 2026

Yer: Fondation Louis Vuitton, Paris, Fransa

Alman çağdaş sanatının en etkili isimlerinden Gerhard Richter’in kariyerine ayrılmış kapsamlı retrospektif, sanatçının soyut ve figüratif üretimlerini 271 eserle bir araya getiriyor. Sergi, 1960’lardan günümüze Richter’in tematik ve teknik çeşitliliğini kronolojik olarak izleme imkânı veriyor. “Birkenau” gibi önemli seriler ilk kez Paris’te bu kapsamda sunuluyor; eserler arasında nadir ödünçler de bulunuyor. Bu geniş kapsamlı gösterim, sanatçının tarih, hafıza ve resim arasındaki ilişkisine dair derin bir bakış sağlıyor.

2026 Whitney Biennial 

Tarih: 8 Mart 2026

Yer: Whitney Museum of American Art, New York, ABD

82. Whitney Bienali, Marcela Guerrero ve Drew Sawyer’ın küratörlüğünde gerçekleşiyor ve Amerika çağdaş sanatının bugününü temsil eden geniş bir seçki sunuyor. Bienal, resim, heykel, video ve performans gibi farklı disiplinlerden sanatçıların işlerindeki toplumsal, kültürel ve estetik tartışmaları ele alıyor. Katılımcı listesinde uluslararası ölçekte tanınmış ve yükselen isimler yer alıyor. Sergi, New York’un dinamik sanat ortamında yılın en çok beklenen etkinliklerinden biri.

Ghosts: Visualizing the Supernatural 

Tarih: 8 Mart 2026’ya kadar ziyaret edilebilir

Yer: Kunstmuseum Basel, Basel, İsviçre

Ghosts: Visualizing the Supernatural adlı sergi, batı sanat tarihindeki hayaletlerin ve doğaüstü imgelerin görsel temsilini 250 yılı aşkın bir perspektifle inceliyor. Resimlerden fotoğraf ve enstalasyona kadar çok çeşitli eserlerle doğaüstü figürlerin kültürel tasvirlerine odaklanıyor. Sergi, hayalet motiflerinin hem psikolojik hem de toplumsal anlamlarını tarihsel bağlamda tartışmaya açıyor. Çalışmalar, korku, bellek ve insan duygusunun değişen ifadeleri üzerinden güçlü bir görsel etki yaratıyor.

Staveley Bulford, Spirit photograph, 1921, Collection of The College of Psychic Studies, London, Photo: The College of Psychic Studies, London

Tracey Emin: A Second Life 

Tarih: 26 Şubat – 30 Ağustos 2026

Yer: Tate Modern, Londra, Birleşik Krallık

Tate Modern, Tracey Emin’in 40 yılı aşan üretimini kapsayan en büyük sergisine ev sahipliği yapıyor. A Second Life başlıklı retrospektif, Emin’in 90’lardan günümüze çizim, endüstriyel malzemeler, neondan yerleştirmelere uzanan üretimini bir arada sunuyor. Sergide My Bed ve Exorcism of the Last Painting I Ever Made gibi kült eserler ile sanatçının hastalık sonrası dönemeçlerini yansıtan yeni çalışmalar yer alıyor. Emin’in kişisel ve otobiyografik yaklaşımı, çağdaş sanat içinde kendine özgü bir konum kazandırıyor.

London Art Fair 

Tarih: 21-25 Ocak 2026

Yer: Business Design Centre, Londra, Birleşik Krallık

Modern ve çağdaş sanatı bir araya getiren London Art Fair, 100’ün üzerinde galeri ve sanatçı projesiyle ziyaretçileri bekliyor. Ayrıca küratöryel bölümler, paneller ve koleksiyonerlere yönelik programlarla yılın sanat sezonunu açan önemli bir buluşma noktası oluyor. Resim, baskı, heykel ve fotoğraf gibi pek çok medya sergide temsil ediliyor. Etkinlik, koleksiyon oluşturmak isteyenler için fırsatlar sunduğu kadar geniş izleyici ağıyla sanat deneyimi yaşatıyor.

Met Costume Institute 2026 

Tarih: 10 Mayıs – 3 Ekim 2026

Yer: The Metropolitan Museum of Art, New York, ABD

Met Costume Institute’un Costume Art başlıklı yıllık sergisi, moda ile görsel sanat arasındaki kesişimi tarihsel ve çağdaş örneklerle ele alıyor. Sergi, kostüm sanatının yalnızca estetik değil aynı zamanda kimlik ve kültürel ifadeye dönük bir anlatı aracı olduğunu tartışmaya açıyor. Arşiv parçaları, tasarımcı eserleri ve çağdaş yaklaşımlar bir arada sunuluyor; moda tarihini sanat bağlamında yeniden değerlendiren bir perspektif sunuyor.