Art Basel Hong Kong, bu yıl programına eklediği “Echoes” bölümüyle çağdaş sanatın en güncel üretimlerine odaklanıyor.

Hong Kong’da son beş yıl içinde üretilmiş eserlerden oluşan seçki, dünyanın farklı galerilerinden sanatçıları bir araya getiriyor.

Art Newspaper’ın derlemesine göre, Art Basel Hong Kong‘da görülmesi gereken işler…

Hyun Nahm – “Hive” (2025)

Güney Koreli sanatçı Hyun Nahm, Doğu Asya estetiğini teknoloji odaklı bir yaklaşımla birleştiriyor. “Chukgyeong” kavramından yola çıkan sanatçı; epoksi, çimento ve polistiren kullanarak dijital tüketim, iletişim altyapısı ve küresel bağlantısallık gibi geniş ölçekli konuları minyatürleştiriyor.

Leelee Chan – “Cambium Wanderer” (2024)

Hong Konglu sanatçı Leelee Chan’in heykelsi yerleştirmesi, mistik ikonografi ile kentsel çürüme temalarını bir araya getiriyor. Siyah geometrik yüzeyler, amber renkli cam paneller ve bitkisel formlar, eseri yarı antik yarı fütüristik bir yapıta dönüştürüyor.

Tiffany Chung – “Global Spice Trade” (2024–25)

Vietnam kökenli Amerikalı sanatçı Tiffany Chung, nakış tekniğiyle hazırladığı dünya haritasında baharat ticaretinin tarihsel rotalarını izliyor. Eser; kültür, göç, ticaret ve mutfak gelenekleri arasındaki ilişkileri görselleştiriyor.

Kei Imazu – “Curiosity Cabinet from Ambon” (2022)

Kei Imazu, dijital deneylerle resmi birleştirerek geçmişle yüzleşiyor. Sürrealizm ve sibernetiği buluşturan sanatçı, Doğu Asya sanatına referanslarla sömürgecilik tarihi ve sosyo-ekolojik meseleleri ele alıyor.

Cian Dayrit – “Schemes of Belligerence” (2021)

Filipinli sanatçı Cian Dayrit, tekstil ve heykel aracılığıyla sömürgeciliğin izlerini araştırıyor. Eserlerinde etnografya ve arkeolojiden yararlanarak bastırılmış tarihleri ve görünmez kılınan toplulukları görünür hale getiriyor.

Natalia Załuska – “Panorama 6” (2026)

Polonyalı sanatçı Natalia Załuska, geometrik soyutlama üzerinden iki ve üç boyut arasındaki sınırları sorguluyor. Fırça izleri ve yüzey dokuları, minimalizme insani bir dokunuş katıyor.

Jakkai Siributr – “Despatch” (2024–25)

Taylandlı sanatçı Jakkai Siributr’ün yerleştirmesi, Japon “boro” (yama ve onarım) geleneğinden ilham alıyor. Eser, yaşlanan toplumlar ve kaybolan kültürel pratikler üzerine odaklanıyor.

Li Yiwen – “Extension” (2023)

Çinli ressam Li Yiwen’in çalışmalarında yıkılmış mimari yapılar öne çıkıyor. Post-apokaliptik sahnelerde yer alan merdivenler ve yapılar, kültürel belleğin kırılganlığını temsil ediyor.

Daniel Boyd – “Untitled” (AMFOSL) (2024)

Avustralyalı sanatçı Daniel Boyd, yerli kimliğinden beslenen noktacık tekniğiyle tarih ve kimlik meselelerini ele alıyor. Eserleri, Batı merkezli anlatıları sorguluyor.

Lewis Hammond – “Credo” (2025)

Berlin merkezli sanatçı Lewis Hammond’ın resimleri, çağdaş dünyanın kaygılarını karanlık ve belirsiz sahnelerle yansıtıyor. Figüratif ama muğlak kompozisyonlar, günümüzün güvensizlik hissini öne çıkarıyor.