“İnsan ve Makine” sergisi, dijital çağda kadın bedeni, kimliği ve emeğinin dönüşümünü 8–15 Mart tarihleri arasında Barın Han’da ele alıyor.
Algoritmaların gündelik yaşamı giderek daha fazla şekillendirdiği ve bireysel verilerin dijital sistemlerin merkezine yerleştiği günümüzde, kadın bedeni, kimliği ve emeğinin bu dönüşüm içindeki yeri tartışma konusu olmaya devam ediyor. İstanbul Blockchain Women ve WBN Türkiye’nin organizasyonuyla hayata geçirilen “İnsan ve Makine” sergisi, bu sorulara odaklanarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında 8–15 Mart 2026 tarihleri arasında Barın Han’da ziyaretçilerle buluşuyor.

Algoritmaların ötesinde sanatsal bir manifesto niteliği taşıyan sergi, yapay zeka, veri yapıları ve teknolojik üretim süreçleri içinde kadın bedeni, kimliği ve emeğinin nasıl temsil edildiğini veya görünmez kılındığını sanat aracılığıyla sorgulayan dijital ve fijital üretimleri bir araya getiriyor.
Bilinçli Bir Strateji Olarak Anonimlik Vurgusu
Küratörlüğünü Prof. Dr. Merve Güven Özkerim ve Başak Burcu Apaydın’ın üstlendiği sergi, günümüzün gözetim toplumunda anonim kalmayı bir zayıflık değil, sisteme karşı geliştirilmiş bilinçli bir duruş ve strateji olarak ele alıyor.
Dijital dünyada her kimliğin bir veriye hapsedildiği ve sınıflandırıldığı bir dönemde, bilinçli anonimlik kavramı, kadının üzerindeki toplumsal ve algoritmik baskıyı kırmak için bir direnç alanı olarak konumlanıyor. Sergi, bu sessiz ama güçlü duruşun sanatçılar tarafından nasıl bir ifade biçimine dönüştüğünü, veri odaklı dünyada var olmanın farklı yollarını keşfetmeyi amaçlıyor.