Metropolitan Museum of Art’ta açılan kapsamlı sergi, Raphael’in Urbino’daki çıraklık yıllarından Roma’daki zirve dönemine uzanan üretimini 175 eser üzerinden izleyiciyle buluşturuyor.

Leonardo da Vinci ve Michelangelo’nun ardından, İtalyan Rönesansı’nın üçüncü büyük ustası Raphael de Metropolitan Museum of Art’ta açılan kapsamlı bir retrospektifle mercek altına alınıyor. Pazar günü ziyarete açılan sergi, sanatçının asıl adıyla Raffaello di Giovanni Santi’nin, Orta İtalya’daki doğum yeri Urbino’daki eğitim yıllarından başlayarak Roma’daki papalık sarayına uzanan kariyerini ve 1520 yılında, henüz 37 yaşındayken sona eren yaşamını izleyiciye sunuyor.

Seçkide, Raphael’in tamamen kendi başına gerçekleştirdiği ilk tablo ile Sistine Chapel için tasarladığı duvar halıları öne çıkan eserler arasında yer alıyor. İtalyan Rönesansı üzerine uzmanlığıyla bilinen küratör Carmen C. Bambach, ABD’de sanatçıya adanan ilk büyük ölçekli sergi için Raphael’e ait 175 eseri bir araya getirdi.

Bambach, Agence France-Presse’e (AFP) yaptığı açıklamada, “Yalnızca resimlerine baktığımızda üstün bir güzellik ve kusursuzluk görüyoruz” dedi. Ancak bu eserlerin hazırlık çizimleriyle birlikte sunulmasının, izleyicilere sanatçının yaratım sürecini daha yakından anlama imkânı sağladığını vurguladı.

“Bu çizimler son derece samimi; adeta onun omzunun üzerinden bakıyor ve denemeler yaptığını izliyormuşuz gibi” ifadelerini kullanan Bambach, Raphael’in insan figürlerinin yüzyıllar boyunca sanatçılar için bir model oluşturduğunu ifade etti.

Louvre başta olmak üzere çeşitli müzelerden ödünç alınan eserleri bir araya getiren serginin sesli rehberinde ise İtalyan asıllı Amerikalı oyuncu Isabella Rossellini yer alıyor.