Offgrid art project, sanatçı Leyla Borovalı’nın ilk solo sergisi “İki Dirhem Bir Çekirdek”‘i 5 Kasım – 20 Aralık 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor. Otmar Uras işbirliğiyle gerçekleşen ve küratörlüğünü Senem Çağla Bilgin-Keys’in üstlendiği sergi, seramik formunun oluşumunu yalnızca sanatçının müdahalesiyle sınırlamayan; ateşin, dumanın, organik maddenin ve zamanın da biçime katıldığı bir süreç olarak ele alıyor. Borovalı’nın çanakları, tamamlanmış bir nesne ile dönüşümünü sürdürmekte olan bir form arasındaki sınırda duruyor.

Bir çanak ne zaman biçimini alır, ne zaman tamamlanır? Borovalı’nın pratiğinde bu sorunun yanıtı, formun ilk tasarımından çok, malzemenin karşılaştığı kuvvetlerde saklı. Sanatçının simetriden ve mekanik kusursuzluktan uzaklaşan, dışa doğru açılan ve birbirine yaklaşan dalgalı kenarları, her eserde farklı bir hacim ve bedensel deneyim duygusu yaratıyor. Biçim, önceden belirlenmiş bir tasarımın uygulanmasından ziyade, niyet ile malzemenin kendi olanakları arasında gelişen bir müzakereye dönüşüyor.

Leyla Borovalı, Vessel 21, 2026, Yüksek pişirimli toprak, indirgemeli Sagar yöntemi, 28x40cm

Bu yaklaşım, Borovalı’nın daha önce Ege’nin tekstil gelenekleriyle kurduğu ilişkiden izler taşıyor. Dokuma yüzeylerinde emeğin, tekrarın ve belleğin izlerini bir araya getiren geleneksel desenler, sanatçının seramiklerinde yerini malzemenin doğrudan deneyimine bırakıyor. Kilin Söke’nin buğday başakları ve saplarıyla birlikte ateşle buluştuğu pişirim sürecinde yüzey, duman ve organik maddelerle etkileşime giriyor. Sırsız seramiklerde ortaya çıkan siyahlar, toprak sarıları ve metalik geçişler; kimi zaman bakırı, pirinci ya da ahşabı andıran dokular, bu karşılaşmanın izlerini görünür kılıyor.

Borovalı’nın eserlerinde malzeme, üretim sürecinin pasif bir taşıyıcısı değil, biçimin oluşumuna doğrudan katılan bir unsur. Ateşin ve ısının bıraktığı izler, organik maddelerin oluşturduğu karbon birikintileri ve yüzeyde zamanla beliren tuzlar ile mineraller, her eseri kendi dönüşümünün kaydına dönüştürüyor. Bazı çanaklarda kesintiye uğramış ya da eksik bırakılmış izlenimi veren kenarlar, formun tamamlanmışlığına ilişkin beklentiyi sorguluyor. Yüzeyin zaman içinde değişmeye devam etmesi ise üretimin, nesne biçimini aldıktan sonra da sürdüğünü hatırlatıyor.

Başlığını ölçü ve ağırlık üzerinden özen, hassasiyet ve görünüşte kusursuzluk çağrışımları taşıyan “iki dirhem bir çekirdek” deyiminden alan sergi, bu kesinlik fikrini malzemenin öngörülemeyen doğasıyla karşı karşıya getiriyor. Elde başlayan biçimlenme süreci, ateşin, dumanın ve zamanın müdahalesiyle sanatçının niyetini aşan bir yön kazanıyor. Çanaklar, bu farklı kuvvetlerin izlerini bir arada tutarken sabit bir sonuca ulaşmaktan çok, oluş hâlini koruyor.

İki Dirhem Bir Çekirdek, böylece seramiği yalnızca biçimlendirilmiş bir malzeme olarak değil, fiziksel karşılaşmaların ve zamansal değişimlerin izlerini bünyesinde biriktiren canlı bir yüzey olarak ele alıyor. Leyla Borovalı’nın ilk solo sergisi, biçimin ne zaman tamamlandığı sorusunu açık bırakarak izleyiciyi nesnenin görünen hâlinin ötesine, onu meydana getiren kuvvetlerin izini sürmeye davet ediyor. Sergi 20 Aralık 2026 tarihine kadar offgrid art project’de ziyaret edilebilir.