Van Gogh’un Dünyası İstanbul’da Dijital Bir Yolculuğa Dönüşüyor. Türkiye’nin ilk tam kapsamlı Dijital Deneyim Merkezi, ressam Vincent Van Gogh’un evrensel mirasını ileri teknolojiyle buluşturan “Van Gogh: Işığın İzinde” sergisine ev sahipliği yapıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ tarafından hayata geçirilen sergi, sanatçının ışığı takip ederek umut ve mutluluk arayışına çıktığı yaşam hikâyesini çok duyulu bir deneyimle sanatseverlere sunuyor.

İleri teknolojilerle donatılmış merkezde gerçekleşen sergi; Van Gogh’un ışık, renk ve umut dolu dünyasını yapay zekâ, sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamaları, interaktif projeksiyonlar ve mekâna uyarlanmış enstalasyonlarla yeniden yorumluyor. Ziyaretçiler yalnızca bir sergi değil, sanatçının iç dünyasına adım atma fırsatı da buluyor.

Mekânın farklı noktalarına yerleştirilen sahneler, izleyiciyi Van Gogh’un bilinçaltına dalan bir başlangıçtan gençlik yıllarına, güneşi kovaladığı yaratıcı dönemlere ve Saint-Rémy’deki hastane odasının penceresinden açılan sonsuz manzaralara taşıyor. Sarının sıcaklığı, doğanın canlılığı ve renklerin iyileştirici gücü mekânın dijital dokularında ve ses tasarımında hayat buluyor.

23 Ağustos’ta ziyarete açılan sergide, 6 sanatçıya ait 10 dijital eser yer alıyor. Sergide eserleri bulunan isimler arasında Özde Karadağ, Fuat Genç, Ufuk Barış Mutlu, Design in Situ, Lucid Realities ve Nohlab bulunuyor.

Serginin ilk bölümü olan Dijital Oda’da, Van Gogh’un hayat hikâyesi, mektupları ve eserlerinden esinlenen interaktif deneyimler ziyaretçilerle buluşuyor. Sanatseverler burada ressamın çocukluk yıllarından yaratıcı patlamalarına kadar kronolojik bir yolculuğa çıkıyor ve eserlerinin ardındaki hikâyeleri keşfediyor.

Sanal Gerçeklik Odası ise Türkiye’de ilk kez gösterilen “Van Gogh’un Paleti” deneyimine ev sahipliği yapıyor. Ressamın paletinden yola çıkarak tasarlanan bu sanal ortamda, Van Gogh’un kariyerindeki kritik döneme ait eserler etkileşimli ve duyusal bir yolculukla keşfedilebiliyor.

Sürükleyici Deneyim Odası’nda sanatçının bilinçaltından başlayan ve Güney Fransa’daki yaratıcı dönemine uzanan yolculuk mekâna özgü dijital yorumlarla aktarılıyor. Dört bölümden oluşan bu anlatı, izleyiciyi Van Gogh’un fırçasının izinden sürükleyici bir görsel hikâyeye dahil ediyor.

Artırılmış Gerçeklik Odası’nda yapay zekâ ve yüksek boyutlu algoritmalarla 2.000’den fazla Van Gogh eseri analiz edilerek, sanatçının üslubunda yeni dijital kompozisyonlar üretiliyor. Bu deneyim, sanatçının bilinçaltından çıkışıyla tamamlanıyor.

Serginin finalinde yer alan Dijital Koridor, ziyaretçilere Van Gogh’un renkleri ve hayal gücüyle çevrili bir geçiş alanı sunuyor. Hareketle tepki veren yüzeyler ve oyun alanları, mekânı canlı bir tuvale dönüştürerek yolculuğu interaktif bir deneyimle sonlandırıyor.