Perşembe, Eylül 29

Versus Art Project Enter Art Fair’da!

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Versus Art Project, İskandinavya’nın tek uluslararası sanat fuarı olan Danimarka / Kopenhag’taki Enter Art Fair’da uluslararası sanat dünyasıyla buluşacak. Fuar bu sene, 23 farklı ülkeden özenle seçilmiş 78 galeri ile 350’den fazla sanatçıya ev sahipliği yapacak. 25 Ağustos’ta kapılarını açacak olan Enter Art Fair, 28 Ağustos tarihine dek ziyaret edilebilecek.

İlk senesinden beri fuarın katılımcı galerileri arasında yer alan Versus Art Project, geçtiğimiz üç yıldır Enter Art Fair’a Türkiye’den katılan tek galeri olmasıyla dikkat çekiyor. Bu sene, temsil ettiği sanatçılardan Ömer Pekin, Çağla Ulusoy, SABO’nun eserlerinden oluşan bir seçki ile fuarda yer alacak. Üç sanatçının da yeni çalışmalarının ilk defa sergileneceği fuarın bu sene 20.000’den fazla ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor.

Ömer Pekin, yapıtlarında geleneksel malzeme anlayışını ve resimsel kompozisyon olgusunu farklı bir boyuta taşımayı amaçlarken, objeyi hem sanatsal işi hem de izleyicisini kapsayan bir kavram olarak sunuyor. Sanatçı, nesnelerin varlık durumunu duyulara hitap eden bir pratik olarak açıklayarak, her nesnenin benzersiz olduğunu ve kendi gerçekliğini duyular aracılığıyla sunduğunu öne sürüyor. Renk ve ışığı, eserlerin özündeki materyal olarak kullanan Pekin’in yeni metal heykelleri fuar kapsamında izleyiciyle buluşacak.

Nesnelere yaklaşırken sergilediğimiz davranışların arkasındaki niyet ile ilgilendiğini söyleyen Çağla Ulusoy, fuar kapsamında yer alan “Fruit Abundance” adlı resim dizisinde barındırdıkları sembolizmi, mitolojik anlamları ve doğurganlıkla ilişkilerini düşünerek meyvelerin özleriyle vakit geçiriyor. Seriden yeni işleri izleyiciyle buluşturacak olan sanatçının niyeti bizi yavaşlatmak, zaman ve mekân içinde kendi ölçeğimizi düşünmemizi sağlamak, tefekkür ile “ağırlık ve hafiflik” kavramlarını deneyimlemek.

Sabo, Dancing Shoes, 2022, Oil on Canvas, 185 x 165 cm.

SABO, yağlı boya tuvaller ile üç boyutlu seramik işten oluşan 2022 tarihli “Dancing Shoes” serisinde, birçok farklı döneme ait olan dans akımını eş zamanlı resmediyor. Dansın zamanın karşısındaki dönüşümünü vurgulamasının yanı sıra, seçtiği, hissettiği cinsiyet ve kimlikleri özgürce ifade edebildiği bir alan olarak kapsayıcılığının altını çiziyor. Sanatçı, birbirine zıt ve canlı renkleri kullanarak, figürleri yer yer flulaştırıp, netleyerek farklı fırça teknikleri ile bu baş döndürücü ve kayan zemini tuvallerine yansıtıyor.

Paylaş