Perşembe, Aralık 1

Yiğit Yazıcı’nın Yeni Sergisi “Miksaj” 22 Kasım’da Başlıyor!

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Yiğit Yazıcı’nın “Miksaj” isimli solo sergisi 22 Kasım tarihinde Artcrowdistanbul’da başlıyor. İki ay süreyle çevrimiçi olarak izlenebilecek sergiye Yiğit Yazıcı’nın atölyesinin VR deneyimi de eşlik edecek.

Birbiriyle alakalı ama çok farklı işleri bir arada sunmayı ifade eden Miksaj sergisi ile, neyin neye dönüşebileceğini ve biçimlerin bilinçaltımızdaki sonsuzluklarını keşfedebilmeyi hedefleyen Yiğit Yazıcı’nın farklı dönemlerinin belirleyici eserleri ile güncel eserleri bir araya geliyor.

Online-Fiziki-Metaverse

“Miksaj” isimli sergi çevrimiçi olarak Artcrowdistanbul Online Galeride, fiziki olarak 42Maslak’da yer alan sanatçı atölyesinde izlenebilecek. Ayrıca Sergiye paralel olarak sanatçının eserlerini atölye ortamında VR olarak deneyimleme imkanı da sunuluyor. VR projesini gerçekleştiren Tria Project deneyim hakkında: “Çağdaş sanatçılarımız içinde önemli bir yer sahibi ve dijital araçları paletine web3 den çok önce eklemiş bir sanatçı olan Yiğit Yazıcı için tasarlanmış Metaverse’deki sanal atölyesi gösterimi/deneyimi ile davetlilerimize günümüzde popüler olan “metaverse” ve web3 kavramlarının gerçek hayat uygulamaları, sanata olan etkisi ve gelecek nesiller için neler ifade edebileceğini paylaşacağız” diyor.

Sergiye dair

Galeri kurucusu ve direktörü Şanel Şan Sevinç: “Sanatı kitlelere demokratik bir şekilde ulaştırmak, sınırları eritmek ve Türkiyeli sanatçıları dünyaya tanıtmak hedefleri ile 2018 yılında yola çıktığımız Artcrowdistanbul projemiz içinde usta sanatçıların kişisel sergilerine yer vermek bizim için her zaman çok heyecan verici. Kendini her daim güncelleyen, dinamik ve sanatını paylaşıma açık tutan bir sanatçı olan Yiğit Yazıcı sergisini 3 katmanda izleyiciye sunacağımız için çok mutluyuz” diyor.

Uzun yıllar sonra ilk kez bir kişisel sergi ile izleyici karşısına çıkan Yiğit Yazıcı sergiye dair yazısında: “İnsana ulaşılmaz gelen onu şaşırtan her duygunun her hayalin arkasında soyut bir içgüdü vardır. Bizi bir başkasının yerinde olmak arzusuyla heyecanlandıran ise ölmemek ya da ölmeden önce hayatı anlamlı yaşama arzusu. İsteklerimiz çaresizce debelenmelerimiz ve sonuç hep aynı. Hayatımı hangi dönemini düşünürsem düşüneyim içinde ellerimi kullanarak ürettiğim bir şeyler var. Rengin ve biçimin eşliğinde geçen bir ömür benimkisi. Renkleri biçimleri birbirine karıştırdığım ve bundan mutluluk duyduğum yıllar. Hayatın bir amacı da mutlu olmak ise doğanın yüceliğinde bu benim için gerçekleşiyor. Miksaj birbiriyle alakalı ama çok farklı işleri bir arada sunmayı ifade ediyor. Neyin neye dönüşebileceğini ve biçimlerin bilinçaltımızdaki sonsuzluklarını keşfedebilmemizi hedefliyor.”

 

 

 

 

 

 

Paylaş