Can Yayınları şubat ayı yayın programını açıkladı. Bu ayın programında da çağdaş, modern ve klasik edebiyattan nitelikli eserler yer alıyor.
2025 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi László Krasznahorkai’nin Yeşaya Geldi adlı eseri şubat ayının öne çıkan kitapları arasında yerini aldı.

Doğu Yücel’in yeni romanı Trol, kimlik, roller ve toplumsal kutuplaşma temalarını merkezine alırken, Gaye Keskin ilk kitabı İçimdeki Kilitleri Tek Tek’te kayıp ve yaralara odaklanan öyküler sunuyor. Canan Sancak ise Kalp Bir Kastır adlı öykü kitabında gerçekle fantastik arasında dolaşan anlatısıyla dikkat çekiyor.
Atiq Rahimi Sakalar’da aşk ve sürgün ekseninde güçlü bir roman ortaya koyarken, Jacqueline Harpman’ın Erkek Nedir Bilmeyen Ben adlı eseri distopya ve felsefeyi buluşturuyor. Japonya’da tüm zamanların en çok satan romanı olan Eiji Yoshikawa’nın başyapıtı Musashi I: Kılıç ve Delikanlı ise klasik Japon edebiyatının en önemli örneklerinden biri olarak okurla buluşuyor.
Guido Morselli’nin İnsanlığın Sonu adlı romanı post-apokaliptik bir dünya tasviri, W.G. Sebald’in ilk eseri Doğadan Sonra doğa ve hafıza üzerine şiirsel bir metin.
Şubat ayının klasikleri arasında ise Theodor Fontane’den Effi Briest ve E.T.A. Hoffmann’dan Fındıkkıran ile Fareler Kralı var.
László Krasznahorkai, Yeşaya Geldi (çev. Leyla Önal)
2025 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi László Krasznahorkai imzalı Yeşaya Geldi, yazarın insanlığın hiç bitmeyen savaşını ve yıkımı Savaş ve Savaş’ın başkahramanı György Korin’in iç sesiyle birleştirerek sarsıcı bir bekleyiş duygusuyla anlattığı karanlık bir eşik.
Doğu Yücel, Trol
Doğu Yücel, yeni romanı Trol’de şimdiki zamanı, burayı anlatıyor, iki erkeğin ego savaşı üzerinden bir toplum portresi çiziyor. Dizi sektörünün adaletsiz çarkları ve sosyal medyanın acımasız mahkemeleri ülkede olup bitenlerle iç içe geçiyor. Trol, üstümüze yapışan rolleri, aileden devralınan kimlikleri ve görünmez zincirlerimizi kara komediyle ifşa ediyor.
Gaye Keskin, İçimdeki Kilitleri Tek Tek
Gaye Keskin, ilk kitabında insanın kimi zaman kendiyle, kimi zaman yakın çevresiyle arasındaki girift ilişkileri, yabancılaşmayı ve yoksunluğu ele alıyor. İçimdeki Kilitleri Tek Tek, Madam Violet’ten Mümtaz’a, Eleni’den Neriman’a uzanan yolculukta okura yoğun, içten ve güçlü öyküler vaat ediyor.
Canan Sancak, Kalp Bir Kastır Yorulur
Canan Sancak’ın ikinci öykü kitabı Kalp Bir Kastır Yorulur, okuru gerçekle fantastik arasında bir dünyaya davet ediyor. Öyküler, farklı iklimlerde yolculuk eden karakterleriyle, okura insanın modern dünyada verdiği yaşam savaşını ve hayatta kalma mücadelesini aktarıyor.
Guido Morselli, İnsanlığın Sonu (çev. Leyla Tonguç Basmacı)
Guido Morselli’nin kendi hayatına son vermeden hemen önce tamamladığı ve insansız bir dünyayı tasvir ettiği romanı İnsanlığın Sonu, modern insanın yalnızlık, varoluş, anlam ve özgürlük karşısındaki kırılganlığını sorgulayan sarsıcı bir kıyamet tablosu.
Jacqueline Harpman, Erkek Nedir Bilmeyen Ben (çev. S. İpek Ortaer Montanari)
Jacqueline Harpman, Erkek Nedir Bilmeyen Ben romanında uygarlığın çöküşünü, iktidarın doğasını ve cinsiyetler arasındaki görünmez sınırları yalın ama ürpertici bir dille sorgularken, distopyayla felsefi anlatıyı ustalıkla birleştiriyor.
Eiji Yoshikawa, Musashi: I. Kitap – Kılıç ve Delikanlı (çev. Fatma Çelik İto)
Klasik Japon edebiyatını geniş kitlelerle buluşturan eserleri ve özgün romanlarıyla yüzyılın en önemli yazarları arasında yer alan Eiji Yoshikawa’nın klasik epiğinin ilk cildi Musashi: Kılıç ve Delikanlı, insanın kendine rağmen mükemmelin peşinden koşmasını anlatırken aynı zamanda Japonya’nın içsavaşlarla sarsıldığı Sengoku döneminin de çarpıcı bir portresini sunuyor.
Atiq Rahimi, Sakalar (çev. Soner Sezer)
Atiq Rahimi, Bamyan’daki Budaların yıkıldığı gün iki farklı şehirde iki Afgan erkeğinin kesişen hikâyesi üzerinden sürgünü, belleği ve inancı çağrışımlarla örülü, şiirsel bir dille anlatıyor. Sakalar’ın geçmişten kaçan karakterleri suyun doğasına benzer biçimde dönüp dolaşıp kendi özlerine varıyor.
W.G. Sebald, Doğadan Sonra (çev. Nihat Ülner)
W.G. Sebald’in ilkel bir şiir olarak nitelediği Doğadan Sonra, modern dünyanın karmaşası ve doğa ile insan arasındaki kırılgan ilişkiyi irdeleyen, tarih, doğa ve hafıza üzerine derin bir tefekkür…
Klasiklerde bu ay
Theodor Fontane, Effi Briest (çev. Tevfik Turan)
Effi Briest, ahlak kurallarıyla kuşatılmış bir kadının sessiz çöküşünün romanı…Thomas Mann’ın, kitaplığında sadece altı roman bırakacak olsa içlerinde muhakkak yer alacağını söylediği, aynı zamanda Buddenbrooklar’ı yazmasına ilham veren Effi Briest, 19. yüzyıl Alman edebiyatının en önemli isimlerinden Theodor Fontane’nin başyapıtı.
E.T.A Hoffman, Fındıkkıran ile Fareler Kralı (çev. Bilge Uğurlar – Türkis Noyan)
1816’da yayımlanan ve önce Alexandre Dumas’ya, Dumas’nın uyarlaması aracılığıyla da Çaykovski’ye ilham veren Fındıkkıran ile Fareler Kralı, yalnızca bir masal değil hayal gücünün karanlıkla yüzleşerek olgunlaştığı bir edebiyat deneyimi.