Can Yayınları, Ocak 2026 programında çağdaş edebiyat ile klasik eserleri bir araya getirerek okurlara geniş bir okuma seçkisi sunuyor.

Yeni yıla edebiyatın güçlü sesleriyle giren Can Yayınları, Ocak 2026’da da hem çağdaş edebiyattan hem de klasiklerden oluşan geniş bir seçkiyi okurla buluşturuyor. Öyküden romana, felsefeden anlatıya uzanan bu ayın kitapları, okura zengin bir okuma alanı sunuyor.

Fadime Uslu, Bir Kıyıda

Fadime Uslu’nun yeni öykü kitabı Bir Kıyıda, kaçışla yüzleşmenin, içe dönük itirafla yüksek sesli ifşanın, yenilgiyle itirazın karşılaşma sahası. Öyküler çeşitli biçimlerde baskı altında tutulan bireyin varoluş deneyimindeki kritik eşiklere sahne oluyor. Yalnızlıktan, fırtınalı sessizlikten, kolektif düş ve düşüncelerden filizlenen hikâyeler sarsılmaz bir görme iradesiyle hayata katılıyor.

Ahmet Güntan, Sarıldım Çiftliği.

Ahmet Güntan’ın güçlü kaleminden çıkan Sarıldım Çiftliği., içsel hesaplaşmalarla dolu; aşkın, suçluluk duygusunun, sessizliğin ve yeniden bir şeylere başlamanın romanı… Unutmak isteyenlerle hatırlamaktan korkanların kesiştiği bir yerde –Sarıldım Çiftliği’nde– yaşamın kırılgan dengelerini hatırlatan dokunaklı bir hikâye.

Bora Chung, Senin Ütopyan (çev. Sevda Kul)

Kore edebiyatının uluslararası yankı uyandıran yazarı Bora Chung, Senin Ütopyan’da yine insan doğasının en kırılgan, en rahatsız edici yönlerini cesurca ortaya koyduğu öykülerinde hem distopik bir evrenin hem de vicdani bir muhasebenin kapısını aralıyor: Duyguları öğrenmeye çalışan bir yapay zekâ, yıkımın ortasında anlam arayan bir toplum, kapitalizme direnerek her şeye rağmen hayatta kalmanın bir yolunu bulan doğa…

Hermann Hesse, Çocukluk Deneyimi: Toplu Öyküler 1, 1899-1902 / Temmuz: Toplu Öyküler 2, 1903-1905 (çev. Mehtap Kazar)

1946 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Alman yazar Hermann Hesse’den Çocukluk Deneyimi: Toplu Öyküler 1 ve Temmuz: Toplu Öyküler 2, 2026’nın ilk ayında Can Yayınları’nda. Yazarın toplu öykülerinin ilk cildi Çocukluk Deneyimi, geleceğin büyük yazarının toplumdan uzaklaşma ve kendine yönelme arayışı, sessiz ama derin bir iç konuşma. Romantik bir duygusallıktan daha ölçülü bir gözleme geçişin habercisi olan ikinci cilt Temmuz ise bireysel duyarlılığın yerini yavaş yavaş dış dünyaya dönük bir dikkate bırakan bir köprü.

Kay Dick,  Onlar (çev. Su Akaydın)

İngiliz yazar Kay Dick’in 1977’de yayımlandıktan kısa bir süre sonra kayıplara karışan ve kırk yılı aşkın süren uzun bir sessizliğin ardından yeniden keşfedilen romanı Onlar, ürpertici bir dille, özgürlüğün sistemli bir baskıyla adım adım yok edildiği bir ülkede, dayatılan otoriteye karşı tek başına direnen bir karakterin karanlık ve sarsıcı hikâyesine odaklanıyor.

George Edward Moore, Wittgenstein: Cambridge Dersleri 1930-1933 (çev. Aysun Babacan)

George Edward Moore’un titiz notları aracılığıyla Wittgenstein’ın derslerini, düşünce sürecini ve Cambridge’de şekillenen felsefi tartışmaları birinci elden kayda geçiren Wittgenstein: Cambridge Dersleri 1930-1933, Wittgenstein’ın Felsefi Soruşturmalar’a uzanan fikirlerinin doğuşunu ve çağdaş felsefe üzerindeki kalıcı etkisini izlemek isteyenler için temel bir kaynak.

Judith Schalansky, Kayda Geçen Kayıplar (çev. Ayça Sabuncuoğlu)

2018 Wilhelm Raabe Edebiyat Ödülü sahibi Judith Schalansky, Kayda Geçen Kayıplar‘da kaybolmuş coğrafyaları, türleri ve kültürel mirasları metinsel bir envanter içinde yeniden inşa ediyor. Yok oluşun hüzünlü şiiriyle bellek arasındaki ince çizgide yürüyen eser, tarih yazımı ile edebiyat arasındaki sınırları bilinçli biçimde belirsizleştiriyor.

Salman Rushdie, Kişot (çev. Begüm Kovulmaz)

Salman Rushdie, Cervantes’in ruhunu günümüz dünyasına taşıyarak kimlik, göç, aşk ve hikâye anlatmanın gücü üzerine çok katmanlı bir roman kuruyor… Kişot!   Eser, hem çağdaş bir yol hikâyesi hem de anlatının kendisine yazılmış parlak bir methiye!

Sándor Márai, Bolzano’da Son Sahne (çev. Tarık Demirkan)

Orta Avrupa kültürünün 20. yüzyıldaki en büyük ve en önemli temsilcilerinden Sándor Márai’nin kaleminden Bolzano’da Son Sahne, görkemin yitirilişini, arzunun gururla, geçmişin bugünle çatışmasını lirik ve keskin bir dille işleyen derinlikli bir metin. Márai bu derinlikli romanında, maceranın değil, karakterin içsel çöküntüsünün peşinden gidiyor!

Klasiklerde bu ay

Rainer Maria Rilke, Genç Bir Şaire Mektuplar (çev. Anıl Alacaoğlu)

Rainer Maria Rilke’nin 1903-1908 yılları arasında Franz Xaver Kappus adlı genç bir subay adayına yazdığı on mektuptan oluşan Genç Bir Şaire Mektuplar, modern edebiyatın en etkileyici poetik metinlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu mektuplarda Rilke, sanatı, yalnızlığı, aşkı ve yaratım sürecini derin bir sezgiyle yorumluyor.

Mark Twain, Yeryüzünden Mektuplar (çev. Özlem Alkan K)         

Amerikalı yazar Mark Twain’in ölümünden sonra Bernard De Voto tarafından derlenerek yayımlanan eseri Yeryüzünden Mektuplar, dünyevi yaşamın tuhaf işleyişi ve insanoğlunun dinlerinin doğası hakkındaki gözlemlerini içeren on bir mektuptan oluşuyor. Mektuplar, Twain’in hem teolojik açıdan hem de bir yaşam tarzı olarak Hıristiyanlıktan duyduğu rahatsızlığı ve hiciv dolu