Milano Moda Haftası FW26-27 sezonu, Gucci ve Fendi’deki kritik kreatif başlangıçlardan Prada ve Diesel’in dikkat çeken sunumlarına kadar hem güçlü debut’lara hem de cesur tasarım vizyonlarına sahne oldu.
Milano Moda Haftası Sonbahar/Kış 2026-27 sezonu, hem güçlü kreatif başlangıçlara hem de yıldız isimlerin ön sırada yer aldığı gösterişli anlara sahne oldu. Kış Olimpiyatları’nın yarattığı hareketliliğin ardından şehir bu kez bir moda arenasına dönüştü. Takvimde yer alan 52 defile, küresel lüks markalarda yaşanan önemli kreatif değişimlerin ilk adımlarına odaklandı.

Sezonun en dikkat çeken başlıkları arasında Demna’nın Gucci için gerçekleştirdiği ilk fiziksel defile, Maria Grazia Chiuri’nin Fendi’deki debut koleksiyonu ve Dolce & Gabbana’nın ön sırasında Madonna’nın sürpriz görünümü yer aldı. Geçmiş sezonlara kıyasla daha temkinli bulunan Milano, bu sezon daha cesur ve belirgin tasarım vizyonlarına sahne oldu.
Madonna, Dolce & Gabbana Ön Sırasında
Hypebae’in aktardığına göre, Dolce & Gabbana defilesinin en çok konuşulan anı, Madonna’nın ön sıradaki görünümü oldu. “You’ll See” şarkısı eşliğinde salona giren sanatçı, Vogue’un genel yayın yönetmeni Anna Wintour’un yanında yer aldı. Oyuncu Alberto Guerra ile kısa süre önce marka için bir kampanyada kamera karşısına geçen Madonna, defile öncesi Guerra ile sarılırken konukların yoğun ilgisiyle karşılaştı.
Maria Grazia Chiuri’nin Fendi’deki İlk Koleksiyonu
Moda haftası, Maria Grazia Chiuri’nin Fendi kreatif direktörü olarak sunduğu ilk koleksiyonla açıldı. Chiuri, logodan arındırılmış bir estetik tercih ederek işçiliği ön plana çıkardı. Yoğun floral nakışlı paltolar, doygun tonlardaki kürkler ve Viyana Secession akımına gönderme yapan yapısal siluetler koleksiyonun temelini oluşturdu. SAGG Napoli iş birliğiyle hazırlanan dantel elbiseler ve markanın ikonik Baguette çantasının zebra ve kaplan desenli yeni yorumları dikkat çekti.
Demna, İlk Kez Gucci Podyumunda
Haftanın en merak edilen anlarından biri Demna’nın Gucci için gerçekleştirdiği ilk fiziksel defileydi. Kreatif değişimin sembolü olarak görülen bu gösteri, markanın yeni dönemine dair güçlü ipuçları verdi.
MM6 Maison Margiela: “Commuter Couture”
MM6 Maison Margiela, FW26 koleksiyonunu Milano Centrale’de sundu. Trene yetişen yolcuları andıran tempolu yürüyüşler, omza atılan paltolar ve kalkık yakalar koleksiyonun aciliyet duygusunu güçlendirdi.
Binicilik referansları tasarımlara ince bir şekilde yansıdı. At motifli kazaklar ve gömlekler, omuzda eyer sertliğini çağrıştıran uzun terzilik ve sıkı bel hatlarıyla birleşti. Koleksiyon, klasik binici siluetlerini kent yaşamına uyarlayan dinamik bir çizgi sundu.
Prada: 15 Model, 60 Görünüm
Sezonun en çok konuşulan sunumlarından biri Prada’ya aitti. Kreatif direktörler Miuccia Prada ve Raf Simons, yalnızca 15 modelle 60 look sundu. Modeller her turda üzerlerindeki katmanı çıkararak yeni bir görünüm ortaya koydu. Kadroda Bella Hadid ve Achol Ayor da yer aldı. Defile, günümüz giyim pratiğinin katmanlı ve çok kimlikli yapısına odaklandı.
Diesel: Arşivden Gelen 50 Bin Parça
Kreatif direktör Glenn Martens, markanın 1978’e uzanan arşivinden 50 bin parçayı defile alanına taşıdı. Reçineyle sabitlenmiş kırışık denimler, çift katmanlı jersey üstler ve renk geçişli kürkler “partinin ertesi sabahı” atmosferini yansıttı. Yeni D One çanta ve heykelsi ayakkabılar koleksiyonun aksesuar vurgusunu güçlendirdi.
Jil Sander’de Minimalizmin Yeni Yorumu
Kreatif direktör Simone Bellotti, ikinci koleksiyonunda dar ve net terziliği hacimli kumaş denemeleriyle birleştirdi. Omuzdan düşen yakalar, hafif açılan ceket etekleri ve kıvrımlı yırtmaçlar, markanın minimal estetiğine hareket kazandırdı.




