Perşembe, Ekim 29

Nail Keçili: “Dayan Dayan Nereye Kadar”

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Dayan Dayan Nereye Kadar

Dayan dayan yine nereye kadar… Televizyonlarımız, gazetelerimiz gerçek hayattan hiç bahsetmeden gündem değiştirmiş, takmışlar bir yere orada gazlayıp gidiyorlar. Peki, bu milletin, bu ülkenin hiç olmazsa ne dediklerini ve ne olduğunu anlayan bölümü nasıl sabredecek, ne ile sabredecek, ne olacak? 

Beraber çalıştığımız bir arkadaşımız, dostumuz anlatıyor ve diyor ki ‘’İstanbul’dan misafir geldi. Olduk 4 kişi onları mütevazı bir kafeteryaya götürdüm Marmaris’in hiç olmazsa manzarasını görsünler diye. Bir şeyler içtik, ne yedik? Hiçbir şey yemedik, belki biraz bisküvi cinsinden bir şeyler yedik. Ödediğimiz hesap 250 TL.’’ Yahu kardeşim yani bir şey söylemiyorum bu en düşüğü. E lokantaya gidiyorsun hasbelkader ben gidemiyorum ayrı mesele. Bir dostum davet etmişse yemeğe o masada çoğunlukla dört kişi oluyoruz. Ödeme zamanı geldiğinde çaktırmadan hesaba bakıyorum ne ödüyorlar diye iyi bir yerde, iyi bir yemek yiyip yalnız öyle balık malık da yok, içki de yok düşünün zaten ben yıllardır içki içmiyorum ama masada belki içen bir kişi oluyor, ödenen hesap adam başı 200 TL’den aşağıya düşmüyor. E be gözünü seveyim bu da çok büyük bir acı.

Şimdi insanların ciddi bir biçimde kışa girme hazırlıkları içerisinde olduklarını nazar-ı itibar dikkate alırsak. Bu insanların odunu var, kömürü var, gazı var. Bu insanların en önemlisi en önemlisi elektrik paraları var. Kimse ağzını açıp da şu elektriğe yapılan zam konusunda bir yorum yapmıyor. Benim emekli maaşım artmıyor. E peki, emekli maaşım artmadığına göre başka da maaşım yok. Elektrik parası % x miktar hadi burada utanıyorum söylemeye zam görüyor. Ve sorgusuz sualsiz tabi tak zam arkadan tak gaza zam tak her şeye zam. Mesela canınız bir kangal sucuk istedi mi herhâlde 100 TL’ye alacaksınız. Yahu, yapmayın be kardeşim. Bunların hesabını kitabını bilen insanlar yok mu? Ve bütün bu dengesizliğin faturası direkt Reise. Abicim yani Reis ne yapsın? Reise lazım olan adamlar bu zamları, bu gelişmeleri, bu dengesizliği yapmayacak, dövizi uçurtmayacak bürokratlar olmaz mı? Olması lazım değil mi? Bu anlayış içerisinde bu sene özellikle kış aylarını nasıl geçireceğimizi ciddi şekilde endişe ile karşılıyorum. Allah’a her gün niye dua ediyorum biliyor musunuz? Çok şükür ki 73 yaşındayım fazla ıstırap çekmeden çekip gideceğim. Peki, ben çektim gideceğim. Güzel. Çocuklar ne olacak? Ha, onlara da şöyle avunuyorum kendi kendime onlar alışarak büyüyorlar, alışarak büyüyorlar. Türkiye, alışarak büyüyen bu neslin bedelini siyasilere mutlaka ödetecektir. Siyasiler bunun bedelini öderlerse onların torpilli gelmiş bilaistisna bütün bürokratları uçup gidecektir. Her şeye rağmen inanılmaz rakamlara, inanılmaz işler yapan müteahhitti, işadamı vs. de çekip gidecektir. Yepyeni bir Türkiye gelecektir. Bunu görecek miyiz, görmeyecek miyiz ben bilmiyorum. Herhalde ben görmeyeceğim. Ama görenlerin Allah hepsine kolaylık versin. En önemlisi bu arada Sayın Reisimize çok kolaylık versin.

 

İyi haftalar diliyorum.

 

Dipnot: Toplumumuzun aklını ve sağduyusunu hissetmeyen büyüklerimiz varsa çok büyük hata ediyorlar. Toplumumuzun sağduyusu ve dışa vurmayan önemli hissiyatları Türkiye’de her şeyi mutlaka doğruya çevirecektir. 

 

M.Nail KEÇİLİ

Paylaş