Feminist sanat kolektifi Guerrilla Girls’ün kurucu üyelerinden biri olan Amerikalı sanatçı Joyce Kozloff, 1985’ten bu yana korunan anonim kimliğini ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Kozloff, kolektifte yıllarca Rus avangard sanatçısı Liubov Popova’nın adını kullandığını ve grubun en bilinen kampanyalarından bazılarının üretiminde aktif rol aldığını açıkladı.

1985 yılında New York’ta sanat dünyasındaki cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekmek amacıyla kurulan Guerrilla Girls, üyelerinin gerçek kimliklerini gizleyerek ölmüş kadın sanatçıların isimlerini kullandı ve goril maskeleriyle kamuoyunun karşısına çıktı. Kolektif, özellikle müzelerde ve galerilerde kadın sanatçıların ve farklı etnik kökenlerden sanatçıların yetersiz temsil edilmesini istatistikler, afişler ve kamusal müdahalelerle görünür kılmasıyla tanındı.

83 yaşındaki sanatçı Joyce Kozloff, Art Journal Open‘da yayımlanan söyleşisinde, kolektifte “Liubov Popova” takma adını kullandığını ve anonim kalma kararının kişisel güvenlikten çok, odağın bireylerde değil savunulan meselelerde kalmasını sağlamak amacıyla alındığını söyledi. Kozloff ayrıca, Guerrilla Girls’ün en çok ses getiren işlerinden “The Advantages of Being a Woman Artist” (1988) metninin hazırlanmasında da önemli rol oynadığını ilk kez açıkladı.

Joyce Kozloff

Sanatçı, kimliğini şimdi açıklama kararını ise “Hikâyeyi kendi ağzımdan anlatmak istedim.” sözleriyle gerekçelendirdi. 1985’te kurulan Guerrilla Girls’te ilk kez kurucu kuşaktan bir üye kimliğini kamuoyuyla paylaştı. Joyce Kozloff’un açıklaması, kolektifin 41 yıllık anonimlik geleneğinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.