Milano Tasarım Haftası kapsamında Louis Vuitton, Palazzo Serbelloni’de tarih ile çağdaş tasarımı buluşturan kapsamlı bir sergiye imza attı. Uluslararası kaynaklarda da yer aldığı üzere marka, 1920’lere uzanan nadir bir koleksiyonu “zaman kapsülü” yaklaşımıyla yeniden yorumlayarak ziyaretçilere sundu.

Serginin merkezinde, Art Deco döneminden ilham alan güncel Objets Nomades koleksiyonu yer alıyor. Farklı tematik odalara bölünen mekânda, Giangaleazzo odasından Büyük Fuaye’ye uzanan kurgu, Louis Vuitton’un erken dönem mobilya tasarımlarına ve özellikle Pierre Legrain’in mirasına odaklanıyor. Legrain, markanın ilk mobilya tasarımcılarından biri olarak kabul ediliyor ve bu sergi onun üretimlerine bir saygı duruşu niteliği taşıyor.

Öne çıkan parçalardan biri, Legrain’in ilk tasarımı olarak bilinen Celeste makyaj masasının yeniden üretimi. Orijinal “Omega” formunu koruyan bu parça; lake ahşap yüzeyler ve Louis Vuitton’un imza malzemelerinden Nomade deriyle günümüze uyarlanmış durumda. Bunun yanı sıra, Legrain arşivlerinden çıkarılarak yeniden hayata geçirilen Riviera Chilienne sandalyesi de ahşap, deri ve sedef kakma detaylarıyla dikkat çekiyor.

Sergide ayrıca, tren vagonunu andıracak şekilde tasarlanan özel bir bölümde markanın en eski bavulları ve seyahat aksesuarları sergileniyor. Bu tarihi objeler, yeni Objets Nomades koleksiyonuyla yan yana getirilerek geçmiş ile bugünün tasarım dili arasında görsel bir diyalog kuruluyor.

Palazzo Serbelloni’de gerçekleşen Louis Vuitton sergisi, 21–26 Nisan 2026 tarihleri arasında her gün 10.00–20.00 saatleri arasında ziyarete açık.