Taksim Meydanı’nda “Kavuşma Durağı”

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı kentsel tasarım yarışmaları için kullanılacak olan ve “Kavuşma Durağı” olarak adlandırılan strüktür IND [Inter.National.Design] Mimarlık ve Kent Planlama tarafından tasarlandı. Açılışı 15 Şubat 2020 tarihinde Taksim’de yapılan strüktür 7/24 yaşayan bir alan olacak. Tasarımın ana teması “kavuşma”. Bu sebeple “Kavuşma Durağı” ismi taşıyan alan meydanların geleceğine oy verilecek bir alan olarak kullanılacakken; değişen sergi, konser, panel ve benzer etkinliklerin merkezi olacak.

Mimari tasarımlarla işlevselliği bir araya getirme konusunda ödüllü ve daha önce de Türkiye’de Çanakkale Anten-Seyir Kulesi’ni tasarlayan Y. Mimar Arman Akdoğan strüktür hakkında şu bilgileri verdi: “Yapı, çelik strüktür üzerinde yer alan ahşap ve karşılıklı iki amfi grubu üzerine dizayn edili. Ortasında yer alan etkinlik platformu, mimari tasarıma özgün bir yenilik getiriyor. Ziyaretçilere, hem karşılıklı etkileşime geçme hem de aynı zamanda dans, tiyatro ve konser gibi çeşitli etkinlikleri izleme şansı sunuluyor. Strüktürün iki yanında yer alan merdivenler ile yapının çatısına çıkılabiliyor. İstanbullular buradan Taksim’i seyredebilecekleri teras deneyimi yaşayabiliyor. Beyaz tülden metal cephe örtüsü ile 180 metrekare taban alanlı iç mekan ise 220 kişilik konser kapasiteli. Bu alan konser dışında çeşitli kültür-sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmak için elverişli”. Ayrıca Akdoğan, “Bu yapıyı tasarlarken temel çıkış noktamız halkın kentsel tasarım yarışması için oy verecekleri, bunu yaparken de birbirleri ile etkileşime geçecek bir alan üretebilmekti. Tabii ki meydanların gerektirdiği yaşayan bir alan olması için de konser, sergi, panel ve benzeri kültür-sanat aktiviteleri için de elverişli olabilmesi önemliydi. Bu strüktürün tasarımında da tüm öğeler buna göre seçildi” dedi.

Ayrıca Akdoğan, “Bu yapıyı tasarlarken temel çıkış noktamız halkın kentsel tasarım yarışması için oy verecekleri, bunu yaparken de birbirleri ile etkileşime geçecek bir alan üretebilmekti. Tabii ki meydanların gerektirdiği yaşayan bir alan olması için de konser, sergi, panel ve benzeri kültür-sanat aktiviteleri için de elverişli olabilmesi önemliydi. Bu strüktürün tasarımında da tüm öğeler buna göre seçildi” dedi.

“İstanbul’un Kalbi Taksim” sergisiyle açılışı yapılan strüktür, diğer meydanlara da taşınacak.

Paylaş