Çarşamba, Mayıs 18

Nazlı Keçili: “Koleksiyonerliğin Dönüşüm Çağı”

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Artkolik’in kurucusu yazarımız Nazlı Keçili, koleksiyonerlikteki değişimi ve gelişmeleri ele aldı; kadınların koleksiyonerlik anlayışına getirdiği yenilikleri yazdı.

Son yıllarda her alanda olduğu gibi kültür sanat alanında da öne çıkan konuların başında çeşitlilik geliyor. Özellikle kadın koleksiyonerlerin ve sanat profesyonellerinin eser seçimi yaparken toplumun her kesimini kapsayan seçkiler oluşturmaya başlaması, değişimi başlatan en önemli adımlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Her ne kadar yapılan araştırmalar en güçlü koleksiyonerlerin sadece yüzde 10’unun kadın koleksiyonerler olduğunu gösterse de kadınların sanatı yalnızca özel salonlarda sergilenen bir arzu nesnesi olmaktan çıkarıp kitlelere ulaştırma, kamusal alana taşıma kararlılığı yeni bir koleksiyonerlik anlayışını da beraberinde getiriyor.

Bu değişimin öncüsü kabul edilen Güney Afrikalı Makgati Molebatsi, doğduğu ülkenin siyasi atmosferi nedeniyle sanat eğitimi ve sanat okuryazarlığına çok geç ulaşmış fakat zamanla bir sanat aktivistine dönüşmüş koleksiyonerlerin başında geliyor. Siyahileri sanat alanında yetiştirmek, koleksiyonerliğe teşvik etmek ve siyah sanatçıları desteklemenin neden önemli olduğu konusunda eğitimler vermek zamanla onun misyonu haline gelmiş.

Güzel haber; Molebatsi gibi dezavantajlı bir coğrafyadan çıkıp bununla mücadeleyi görev kabul eden koleksiyonerler ve küratörler giderek çoğalmakta. Ama bu yalnızca kendi tecrübesinden yola çıkarak hareket eden insanların mücadelesi olmaktan çıkmalı. Her kesimden koleksiyoner ve küratörlerin koleksiyonlarını oluştururken çeşitliliği ön plana koymaları çok önemli. Çeşitlilik kavramı sadece ten rengine dayalı ırk ayrımlarını değil her türlü milliyet, sosyal statü ,yönelimi de kapsıyor. Her kesimden sanat üreten insanların ayrımcılığa maruz kalmadan desteklenmesi, görünür kılınmalarının yolunun açılmasında en önemli görev koleksiyonerlere düşüyor. Tabii her alanda olduğu gibi sanat alanında da koruyucu meleklik görevi yine kadınlara düşmüş durumda. Bu mesele yalnızca siyahların siyah sanatçıları Asyalıların, Asyalı sanatçıları destekleme meselesi değil. Eser seçimi yaparken ayrımcılık yapmamak, sanata bakarken yalnızca sanatı görebilmek bütün mesele.

Afrikalı Makgati Molebatsi, bir sanat aktivistine dönüşmüş koleksiyonerlerin başında geliyor.

Özel müzelerin ve büyük koleksiyonerlerin seçkilerini oluştururken yeterince temsil şansı bulamamış sanatçılara destek vermesi değişimin en belirgin hamlesi olacaktır. Bugün kendi ülkemiz de dahil olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde sanat ortamına baktığımızda en büyük müzelerden butik koleksiyonlara kadar karşımıza çıkan seçkilerin genellikle belli başlı kişiler ve üretimler üzerinden ilerlediğini görüyoruz. Buna karşın artık yepyeni bir koleksiyon modeli benimseyerek dezavantajlı kesimleri destekleyen koleksiyonerler geleceğin kazananı olacaklar.

Sanat eserine ve sanatçıya olan yaklaşımımızı bu çerçeveye taşıyabilirsek daha eşit ve adil bir dünya yaratmaya giden yolda önemli adımları atmış olacağız. Unutmayalım ki sanat, kültürleri birleştiren en önemli uzlaşma köprülerinden biridir.

 

 

Paylaş