Çarşamba, Ocak 26

Chiara de Rocchi: “Eserlerimi görmek isteyenlere hem sıcak hem de sanat dolu bir atmosfer yaratmaya çalıştım. Chiara de Rocchi’yi markalaştırma sebebim de aslında biraz da burada yatıyor.”

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Chiara de Rocchi ile sanat pratikleri, Maslak’ta ki yeni atölyesi ve çalışmaları üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle bize kendinden ve sanat hikayenden bahseder misin?

Üniversitede İç Mimarlık okurken çok fazla atölye dersi alıyordum. Özellikle malzeme materyal, ürün gibi dersler aldım. Atölyede zaman geçirmeyi farklı malzemeler keşfetmeyi ve onları kullanmayı çok seviyordum. Ahşapla maketler yapmaya başladım sonra farklı farklı kaynak metodları üzerinde çalıştım ve demir ile hikayemiz burada başladı.  Hayalimdeki fonksiyonel tasarımları demirle yapmaya başladım. Bir malzemeye başka bir malzemeyle hayat vermeye başladım.

İlk hayalim antik dresuarı sanatsal bir dokunuşla yapmaktı ve başarmak beni çok motive etmişti. Sanat ve iç mimar çevremle çalışmalarımı paylaşdım ve çok beğeni aldım. Tabi sorasında bu motivasyonla başka tasarımlar üzerine çalışmaya başladım her gün yeni bir fikirle yeni tasarımları üretmeye başladım. Bağımsız bir tasarımcı olduğum için Maslak’taki atölyemi aynı zamanda sergi alanına çevirdim. Atölyemin içinde Maslak 1030 adında ufak bir kafem de var. Eserlerimi görmek isteyenlere hem sıcak hem de sanat dolu bir atmosfer yaratmaya çalıştım. Chiara de Rocchi’yi markalaştırma sebebim de aslında biraz da burada yatıyor. İnsanlar sadece eserlerimi görmekten bir adım öteye gitsin ve interaktif bir zaman geçirsinler istedim.  Şu an farklı endüstri materyallerini keşfederek çalışmalarımı yapıyorum. Demir gibi atıklarda keşfetmesi zaman alan ve keyif veren bir süreç.

 

Çalışmalarını oluştururken nelerden ilham alıyorsun?

Malzemeleme seçimi bile ilham veriyor bana ama çoğunlukla doğadan ilham alıyorum. Dalların, yaprakların sallaması, rüzgarın sesi, dalgaların kayalıklara çarpması.. bana o dinginlik veriyor ve demir gibi statik ve zor bir materyali nasıl akışkan hale getirebileceğimi düşündürüyor. Antika eşyalardan da çok fazla ilham alıyorum. İstanbuldayken ya da gezdiğim herhangi bir sehirlerdeyken mutlaka antika eşya dükkanlarına girerim.  Eski binalara takılıp incelemeyi ve eserlerimle ilişki kurmak beni ve eserlerimi besliyor.

İstanbul’daki favori adreslerinden bir iki örnek verebilir misin?

Atölyem Maslak’ta olduğu için tahmin edebileceğiniz gibi şehrin tam ortasındayım. Bu yüzden İstanbul’a 45dk uzaklıktaki Ulupelit köyü şehirden kaçmak ve düşünmek için benim için iyi bir adres. İrem’in evine gitmek güzel bir şehir kaçamağı oluyor. 

Sanatla çok iç içe bir yer aynı zamanda mükemmel de yemeği var. Bir diğer adresimse sabah 07.00da Arnavutkoy Baltalimanı yürüyüş rotam. Güneş’in doğuşunu izleyip güne daha enerjik başlamamı sağlıyor.  

Maslak’ta yeni bir atölyeye taşındığını biliyoruz.  Atölyenin sanatseverlere açık ve interaktif bir alan oluşu seni farklı kılıyor. Burada neler yapıyorsun?

Atölyemin bir kısmını galeri bir kısmını da kafe olarak tasarladım. Üst katını ise toplantı odası olarak workshoplar ya da özel yemekler için tasarladım. Bağımsız bir tasarımcı olarak eserlerimi sürekli sergileyebileceğim bir yer bulmam gerekiyordu fakat insanların Maslak’a gelmesinin tek sebebi eserlerimi görmek değil aynı zamanda atölyemde kahve içerek ya da bir şeyler atıştırarak vakit geçirmesi de olmalı diye düşündüm. 2022 programında atölyeler, workshoplarımız olacak. Pandemi nedeniyle küçük gruplar halinde yapacağız elbette fakat sürekli interaktif projelerin olması için çalışıyoruz.  

 

Pandemi ile birlikte değişen hayat koşullarını da düşünecek olursak tüm bunların sanat pratiğinizi ve bu alandaki kariyerinizi nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz? 

Pandemi atölyemi açmama ve markamı kurmama sebep oldu. Karantina döneminde eser üretmek demirle çalışıyorsanız evden çok zor. Tüm bu süreçte nasıl üretebileceğimi düşündüm. Elbette herkes gibi ben de çok fazla sorguladım ve çok çalıştım. Bu süreçte sürdürülebilirlik konusu çok önem kazandı. Daha az atık ya da sıfır atık konuları üzerine markaları kurumlar çalışmalar kampanyalar yaptı ve yapmaya devam ediyor. Bence bireyler de evinde bu konuya çok fazla kafa yordu. Ne kadar devam eder bilemiyorum ama umarım artarak hayatımızın zorunlu alışkanlıklarından biri haline gelir. Üniversitede atık malzemeleri değerlendirmek üzerine çalışmalar yapıyordum bunu şu anda da devam ediyorum. Lazer ile ürettiğim eserlerden kalan atık parçaları  değerlendirip kaynakla yaptığım eserlerimde kullanıyorum, bu sayede hiç atık çıkarmadan eser üretmiş oluyorum. Farklı endüstri atıkları ile tasarladığım eserlerim de var onları da ilerleyen zamanlarda sergileyeceğim.

Paylaş