Belkıs Hanım ile Onur Efendi Salt Galata’da

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Belkıs Hanım ile Onur Efendi sergisi, modernleşme hamlesiyle beliren bir “aydın” kimliği ve onun beraberinde doğan çalkantılı ruh hâllerine odaklanıyor. Fatma Belkıs ve Onur Gökmen, bu karaktere atfedilen seçkinci avangart tavrın Tanzimat’tan itibaren nesilden nesile aktarılmış olma ihtimalini sorguluyor. Sanatçıların adlarının dâhil edildiği sergi ismi, Ardışık programı kapsamında sunulacak işlerdeki nükteli tona vurgu yapıyor. İkilinin ilk uzun metrajlı kurgu filmi Alakadar’dan (2018-süregelen) bir kesit ile bir dizi heykelden oluşan çalışma, otoriteyle kurulan sancılı ilişki kadar, sanatsal üretimde başarısızlık kaygısını ele alıyor.

Esin kaynaklarından biri, Osmanlı’da modern arkeoloji biliminin temellerini atarak Müze-i Hümayun’un (bugünkü adıyla İstanbul Arkeoloji Müzeleri) kurucu ve yöneticiliğini üstlenen ressam Osman Hamdi Bey’dir. Tahterevall-y, Ateşkes teslimiyetten neden farklıdır? ve Güneşe İsyan gibi ironi dozu yüksek işler, bir modernleşme aracı olarak kültür fikrinden hareketle bu çok yönlü Tanzimat aydınının meslek hayatını konu eder. İkilinin kinayeli saptamaları Osman Hamdi’ye atfedilen anekdotlarla sınırlı kalmayıp mimariye uzanır. Bir cephe süslemesi üzerinden günümüz müzelerinin estetik tercihlerini ele alan Geç olsun güç olmasın, Türkiye’de kurumsal olarak ortaya çıkışından itibaren müzeciliğin “modern” olanın güçlü bir temsiline dönüşmesinin altını çizer.

Paylaş