Moda, sanat ve bilimin sınırlarını bulanıklaştıran Iris van Herpen, 140’tan fazla haute couture tasarımını bir araya getiren “Sculpting the Senses” ile New York’taki ilk büyük sergisini gerçekleştiriyor.

Moda bir giysiden ne kadar ileri gidebilir? Iris van Herpen’ın yaklaşık 20 yıla yayılan pratiğine odaklanan Sculpting the Senses, bu sorunun cevabını moda, sanat, bilim ve teknoloji arasında arıyor.

Fotoğraf: Courtesy Iris van Herpen | Iris van Herpen: Sculpting the Senses

16 Mayıs’ta Brooklyn Museum’da açılan sergi, Van Herpen’ın 140’tan fazla haute couture tasarımını çağdaş sanat eserleri, tasarım objeleri ve doğal tarih örnekleriyle yan yana getiriyor. Fosillerden mercanlara, iskeletlerden bilimsel objelere uzanan seçki; tasarımcının doğadan, insan anatomisinden ve teknolojiden beslenen yaratıcı dünyasını ortaya koyuyor.

Van Herpen’ın geleneksel couture tekniklerini 3D baskı, yenilikçi malzemeler ve dijital üretim yöntemleriyle buluşturan yaklaşımı serginin merkezinde. Su, hareket, ses, ışık, beden ve doğanın birbirine bağlı yapısı ise serginin farklı bölümlerinde tekrar tekrar karşımıza çıkıyor.

İlk kez 2023 yılında Paris’te Musée des Arts Décoratifs’de açılan Sculpting the Senses, farklı ülkelerdeki duraklarının ardından Brooklyn Museum ile Kuzey Amerika’ya ulaştı. Sergi aynı zamanda Iris van Herpen’ın New York’taki ilk büyük sergisi olma özelliğini taşıyor.

Moda sergisi olmanın ötesine geçen Sculpting the Senses, Van Herpen’ın tasarımlarına adeta hareket halindeki heykeller gibi bakıyor; bedenin, doğanın ve teknolojinin gelecekte nasıl bir araya gelebileceğine dair sürükleyici bir dünya kuruyor.