Perşembe, Temmuz 18

80’lere Damgasını Vuran İspanyol Karşı Kültür Hareketi: La Movida

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Madrid’in hedonistik karşı kültür hareketi La Movida’yı gözler önüne seren vintage fotoğraflar, Fransa’da bir fotoğraf festivalinde izleyiciyle buluştu.

İspanyol fotoğraf sanatçısı Pablo Pérez-Mínguez, 1975’de Francisco Franco’nun diktatörlüğünün sona ermesinden sonra Madrid’den çıkan karşı kültür hareketi La Movida Madrileña’yı “Üç kişi birlikte bir şeyler yapma isteğini paylaştığında, bir movida doğar.” sözleriyle ifade eder. İspanya’nın, onlarca yıl süren sansür, baskı ve dışlamadan sonra demokrasiye geçişi ve başkentin dönüşümü; müzik, moda, sinema, resim ve fotoğrafçılıkta yeni ifade biçimlerinin ortaya çıkmasında etkili oldu.

Miguel Trillo, El Calderón, Rolling Stones Konseri . Madrid, 1982.

Pérez-Mínguez, Fransa’nın güneyindeki Rencontres d’Arles fotoğraf festivalinde küratör Irene de Mendoza ve ekibi tarafından “La Movida: Kargaşanın Günlüğü” başlıklı sergi için seçilen dört fotoğrafçıdan biridir. Küratör Mendoza, verdiği bir röportajda bu hareketi ve bunun görünürlüğünü “La Movida gençlik, karşı kültür ve kimlikle ilgiliydi. İnsanlar karanlıktan sonra toplanmaya başladılar, giymek istedikleri kıyafetleri giymeye başladılar, uluslararası sanatçıların, özellikle müzisyenlerin İspanya’ya gelmeye başlamasıyla birlikte bir özgürlük patlaması oldu ve ulusal televizyonda göründü.” sözleriyle tanımlar.

Hareketin başlangıcı, Tos adlı müzik grubunun bir trafik kazasında hayatını kaybeden davulcusu anısına verilen 9 Şubat 1980 tarihli konser olarak kabul edilir. Mendoza, bu hareketin konserle birlikte spontane olarak ortaya çıktığını düşünüyor. Ona göre insanların bir araya gelerek düşüncelerini birbirlerine söylemeye başlaması tetikleyici olmuştur.

Ouka Leele, Peluquería [Hair Salon], 1979.

La Movida’dan çıkan en büyük isim oyuncu ve film yapımcısı Pedro Almodóvar’dır. İlk filmlerini çektiği dönemde stüdyosunda ve bazı filmlerinde Pablo Pérez-Mínguez gibi sanatçılarla temas halindeydi. 2012 yılında ölen Pérez-Mínguez, o zamanlar zaten bilinen bir fotoğrafçıydı. Çalışmalarını “PP” olarak imzaladı ve kendisini mizahi bir üslupla “pobre pero mítico” veya “fakir ama bir efsane” olarak tanımlardı. Müzisyenler arasında ise İspanyol-Meksikalı pop şarkıcısı Alaska La Movida’nın kurucu sanatçılarından kabul edilir.

Pablo Pérez-Mínguez, Alaska, Pedro ve Fabio 1979-1985.

La Movida fotoğrafçılarının çoğu birbirini tanımasına rağmen, hareket son derece çeşitli bir estetik ile karakterize edildi. Örneğin Ouka Leele takma adıyla bilinen fotoğrafçı Bárbara Allende Gil de Biedma fotoğraflarını sulu boya kullanarak elle renklendiriyordu. Mendozabu durumu; “Siyah ve beyazı sevmiyordu, ancak renkli filmin istediği gibi çalışmadığını hissetti.” sözleriyle açıklıyor.

La Movida hareketi zamanla etkisi azalarak 1980’lerin ortalarında son buldu. Mendoza’ya göre bu kendiğiliğinden olmamış olabilir. Ona göre belli bir grup bu hareketi bilinçli olarak bitirmiş olabilir. Bu düşüncesini “1985 ya da 1986 yıllarında politikacılar, La Movida hakkında konuşmaya başladılar. Hatta bazı spesifik konserler ya da sergiler gibi belirli olaylar yarattılar. Bu durum hareketin sonunu getirdi.” sözleriyle açıkladı.

La Movida sergisi Rencontres d’Arles fotoğraf festivali kapsamında 22 Eylül’e kadar görülebilir.

Paylaş