Çarşamba, Ekim 28

Modern ninniler: Havuç ve The Dude

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Uykuya dalmak zor iş. Özellikle vücudumuz uykuya hazır ama beynimiz çılgınlar gibi düşünmeye devam ediyorken. İhtiyacımız olan tek şey ise aslında o tatlı şarkısını söylediğinde herkesi uyutabilecek kapasiteye sahip bir Jigglypuff… “Ben nereden bulayım bu Pokemon’u? Zaten hayatımda yeterince dert var.” diyenlere hak veriyor ve onları modern ninnilere davet ediyoruz.

Ninni, nesiller boyu bebekleri uyutmak için söylendi. Ama bazılarımız kocaman insanlar olmamıza ragmen, hala uyumadan önce ninniye ihtiyaç duyabiliyor. Neyse ki, sevdiğimiz herhangi bir müzik platformundan kolayca istediğimiz parçaya ulaşabiliyor, böylece “Dandini Dandini Dastana’’yla danaların bostana tekrar tekrar girmesine izin vermiyoruz.

“Müzik uyku mu getirir?” demeyin. Bilim adamları elbette bunu da araştırmış. Bir çok kişi için müzik dinlemek, yatıştırıcı ve rahatlatıcı bir tecrübe. Hoşunuza giden ve size rahatlattığını düşündüğünüz bir parça, ideal bir uykuya hazırlık parçanız olabilir. Önemli kriterlerden biri, dinlerken keyif aldığınız bir tarz bulmak ve oradan doğruca yürümek. Diğer bir kriter ise müziğin temposunun yavaş olması (böylece Nicki Minaj’ı elemiş olduk)…

Klişelere uymakta sorun yok diyorsanız, klasik müzikle başlayabilirsiniz. Sakindir, ruhu dinlendirir. Sizi, “Akbilsiz” müzik yolcuğuna çıkarıp, metrobüs kullanmadan eve getirir. Tek sıkıntı, bazen beklenmedik şekilde yükselip alçalabiliyor; bu yüzden doğru parça seçimi önemli. Fransız besteci ve piyanist Eric Satie’den “Gymnopédie NO:2”yi tavsiye ediyorum.

“Ben doğa çocuğuyum. Her yerde doğaya kulak veririm” diyenlere ise, doğanın sesleri iyi gelebilir. Hafiften bir yağmur sesi, dalgaların sahile usulca vuruşu veya ıssız bir yeşillikten gelen kuş cıvıltıları… Şehir hayatında unuttuğumuz bu sesler bizi “pambık” gibi rahatlatıp, sakin bir uykuya hazırlayacaktır.

Online müzik platform Spotify, kullanıcıların oluşturduğu müzik listeleri üzerinden bir çok analiz yapıyor. Neler dinlediğimizi ortaya koyan bu analizlerden biri de, uyurken en çok dinlenen parçaların listesi. Yirmi parçalık listed, Ed Sheeran’ın “Thinking Out Loud”u birinci sırada. Daha da ilginci, Ed Sheeran’ın listed yedi parçasının daha yer alıyor olması. Dinleyenler yanılıyor olamaz, mışıl mışıl bir uyku için “Havuç” doğru bir tercih.

“Şahsen ben, uyumadan önce pop dinlemem. Bana sakin bir şeyler lazım” diyenlere de elbette bir çözüm var; siz yeter ki bir şey dinlemek isteyin. YouTube üzerinden “uyku ve müzik” anahtar kelimeleriyle en az sekiz dokuz saatlik enstrümantal ve ambiyans tarzında uzun parçalar bulabilirsiniz. Sonra bir bakmışsınız sabah olmuş ama müzik hala devam ediyor.

Baktınız bunlardan hiçbiri işe yaramadı, hala koyunları saymaya devam ediyorsunuz, öyleyse yetkili birinden yardım alma zamanı gelmiş olabilir: The Dude! Tanımayanları acilen “The Big Lebowski” izlemeye davet ediyorum (Dikkat! Uyku yapmaz.)

“Yaşlandıkça Karizması Artan Aktörler Klübü” üyelerinden Jeff Bridges, “Sleeping Tapes” albümüyle meditasyon işine el atmış. Ambiyans tarzında müzik ve efektler içeren album “The Dude”un karizmatik sesi ve yönlendirmeleriyle dinleyenlerin daha rahat uykuya dalmasına yardımcı oluyor. Bu da işe yaramazsa artık, internetlerden on saatlik elektrik süpürgesi sesini açınız. Hem sabah kalkış alarmı olarak da oldukça etkili.

Müzik dinleyin. Uyurken, uyanırken. Zaten kime ne zararı olabilir ki? “Biz yer miyiz bunları, uyuma Türkiye!” gibi gerçekler olsa da uykunun önemi yabana atılmaz. Müziğin horlama problem olanlara da care bulmasını ümit ediyor, iyi geceler, tatlı rüyalar diliyoruz.

Yazar: Efe ALAÇAMLI

Paylaş