Perşembe, Ekim 21

SABO: “Zaman çizelgem içerisindeki ufak hatıralardan başlayan serüven, insanlık tarihine ve sonrasında da geleceğe uzanan bir anlatıma evrildi.”

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

SABO ile sanat yolculuğunu, ilham kaynaklarını ve güncel olarak Versus Art Project’te ziyaret edebileceğiniz “Time Machine” sergisini,  çıkış noktasını oluşturan eskiz defterleri ve desenlerinin kendi içindeki yolculuğu üzerine konuştuk.

Röportaj: Begüm Boztaş

Sergi hakkında tabii ki konuşacağız ama önce sizin sanat yolculuğunuzun nasıl başladığından bahsetmek isteriz. Kendi yolculuğunuz ile ilgili neler söylersiniz?

İstanbul’da doğdum ve büyüdüm. Çocukluğum benden iki yaş büyük olan abim ile birlikte geçti. Oyun oynamanın yanında zamanımızın çoğu birlikte bir şeyler çizerek, karalayarak aktı. Onun evde olmadığı zamanlar çizimlerini kıskanır, gizlice kopyalamaya çalışırdım. Başından ve sonundan aynı anda başlayıp ortada buluştuğumuz resim defterlerimiz hâlen evin bir köşesinde duruyor. Sanata karşı olan ilgim o zamanlar başladı ve hiç azalmadı. Sonrasında sanat eğitimimi tamamlayıp kendi yolculuğumu şekillendirme başladım. 

Bugün ki sanat pratiğinizde ilham aldığınız noktalar nelerdir? Hangi sanatçılar veya referanslar sizi etkiler?

İşlerimde genellikle insanlara ve hikâyelere odaklanıyorum. Bu hikâyelerin içerisinde kişisel anılarım ve yaşamımdan ufak detaylar da mutlaka oluyor. Günümüzden detayların da dahil olduğu birtakım kurgu öyküler yaratıp, işlerimle eş zamanlı olarak bu kurgu dünyaları genişletiyorum. Kimi zaman karşıma çıkan bir cümleden, bir diyalogtan, kimi zaman da etkilendiğim bir görselden üretimim tetikleniyor ve sonrasında hızlıca şekillenmeye ve genişlemeye başlıyor. Günümüz sanatını ve sanatçılarını olabildiğince takip etmeye özen gösteriyorum.

It Sucks To Be You Serisi, 2020, Tuval üzerine yağlıboya

Sergi, son iki yıldır yaşadığımız pandeminin getirilerini de izleyiciye gösterir nitelikte. Bu sürecin sanatçılara yansıması hakkında neler düşünüyorsunuz?

Pandemi ile birlikte zaman ve mekân kavramlarımız oldukça değişti. “Time Machine” de bu iki kavram arasında konuşan, irdeleyen bir sergi. Son iki yıllık bu zaman diliminde ben de herkes gibi hem yaşam hem üretim açısından birçok farklı süreç yaşadım ve yaşıyorum. Kişisel düşüncem; sanatçıların en çok etkilendiği kısmın dışarısı ile bağın bir anda kısıtlanması oldu. Sosyallik ve anı biriktirmek üretim açısından en önemli değerler. Bunların bitmeye yakın bir seviyeye gelmesinin bizler için ayrı bir zorluk düzeyi yarattığını düşünüyorum. Belki de bu süreç tüm sanatçılar için aynayı kendilerine çevirdikleri bir zaman olarak tarihe geçer.  

Time Machine, 2020, Kanvas üzerine akrilik ve suluboya

“Time Machine” bugün en güncel düşüncelerimizden biri olan ‘zaman’ kavramıyla yakından ilişki kuruyor. İzleyici sergide geçmiş ve gelecek arasında bağlantı nasıl kurabilecek?

Sergide izleyici tüm zamanlar ile bağlantı kurabilir. Geçmiş, şimdi ve geleceğin yanı sıra paralel gezegenler ve alternatif yaşamlar; geçmişte yaşanmış ve tarihe geçmiş başarı öykülerinin yanında günümüze ulaşan yaşam kaygıları ve hatıraları da görebilirler. Bahsettiğim bu zamanlar arası yolculuğu yaparken bir taraftan da insanlık olarak verdiğimiz kararların doğruluğunu sorgulatmaya ve ilerlemeye devam eden insan ırkının gelecekteki konumunun belirsizliğini anlatmaya çalıştım. 

“Time Machine” sergisine hazırlık sürecinizden bahsedebilir misiniz? Versus Art Project ile yollarınız nasıl kesişti? 

“Time Machine”, sanatçısı olduğum Versus Art Project’te açmış olduğum “Paracetamol” sergimden hemen sonra çalışmalarına başladığım bir proje oldu. Birtakım kişisel anı ve hikâyelerimi anlattığım ilk sergimin ardından bu sefer hikâyeyi daha da geniş tutarak, genel bir bakış yakalamaya çalıştım. Zaman çizelgem içerisindeki ufak hatıralardan başlayan serüven, insanlık tarihine ve sonrasında da geleceğe uzanan bir anlatıma evrildi.

Bu süreç yapmış olduğum el yapımı sanatçı kitapları ile başladı ve şekillendi. Üretim aşamasında sıklıkla başvurduğum eskiz defterlerimin sayfaları arasından bir seçki oluşturup, onları tekrar ele alarak bir kitaba dönüştürme fikri ile yola koyulup, önce ilk kitabımı ardından da birbirinin aynısı olmaya çalışan diğer beş kitabı tamamladım. Tüm bu sayfalar ve kitaplar içinde yapmış olduğum zaman ve fikirler arası yolculuğum ile sergimin ismi de ortaya çıkmış oldu.

*SABO’nun “Time Machine” adlı sergisi 10 Temmuz 2021 tarihine kadar Versus Art Project’de görülebilir.

Paylaş